1 Mayıs, emek mücadelesinin tarihsel birikimini bugüne taşıyan; aynı zamanda emeğin görünmeyen yüzlerini görünür kılma sorumluluğunu hatırlatan büyük bir gün. Bu görünmeyen alanların başında ise kadın emeği geliyor. Kadınlar, yalnızca ücretli işlerde değil; ev içi üretimde, bakım hizmetlerinde, duygusal ve yeniden üretim sürecinde de toplumun sürekliliğini sağlayan temel bir rol oynuyor, emek harcıyor. Ancak bu çok katmanlı emek, değer üretmesine...
İşte tam da bu yüzden, küresel literatürde bu durum artık sıradan bir istismar vakası olarak görülmüyor. Bu vahşet, "Cins Kırımı"nın (Femicide) yeni ve en karanlık alt versiyonu olan "Dijital Kadın Kırımı" olarak tartışılıyor. Bu, geleneksel kadın cinayetlerinden çok daha farklı; bedeni ortadan kaldırmayan ama kadının varoluşunu, onurunu ve yaşam hakkını her saniye yeniden yok eden, kadını "yaşarken öldüren" sınırsız bir...
Güvenceli işçilerle güvencesiz işçiler arasındaki makas giderek açılıyor ve işsizler ordusuna her gün yenileri katılıyor. Kadınlarla erkekler arasındaki gelir adaletsizliği ise eşit işe eşit ücret hedefinden hâlâ ne kadar uzak olduğumuzu gösteriyor. Peki bu döngüden nasıl çıkılabilir? Zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayanlar bu zincirleri nasıl kırabilir?
Türkiye’de ve dünyada konuşulmaya çalışılan barış süreçleri de bu görünmez alanlardan bağımsız değildir. Kadın yoksulluğu ile ev içi emeğin görünmezliği arasındaki bağ, barışın toplumsallaşmasının önündeki eşiklerden birini oluşturur. Yoksulluk arttıkça bakım yükü artar, kamusal destek zayıfladıkça bu yük daha fazla kadının omzuna bırakılır. Kadınlar hem ekonomik güvencesizlikle hem de ev içi emeğin görünmez ağırlığıyla baş etmeye çalışırken, barışın gündelik hayata...
Bu köy, kadınların özgürce yaşayabilecekleri ve devletin, kapitalizmin ve ataerkilliğin giderek daha derin ve geniş bir biçimde sistematikleştiği uzun tarihsel süreçte sarsılan özgüvenlerini, güçlerini ve yaratıcılıklarını yeniden kazanabilecekleri özerk bir alan olacak Kürt Kadın Hareketi’nden bir şeyler öğrenmek, Kürt dostlarımız ve yoldaşlarımızla birlikte yaşamak ve çalışmak hem burada hem de dünyanın başka yerlerinde toplumsal örgütlenmenin canlı alternatiflerini inşa etme ve...