Kadınlar; sokak eylemlerinden akademik çalışmalara, diplomatik girişimlerden yerel örgütlenmelere kadar çok yönlü bir mücadele hattı örerek yaşama dair sözlerini kurmaya devam ediyorlar. Özellikle kadın özgünlüğünde yürütülen kampanyalar, erkek egemen siyasal alanın dışına taşarak yeni bir politik dil yaratmıştır Tarih boyunca kadınlar her dönemde üstü örtünmek istenen bir kimlik olmuştur. Susturmanın, yok saymanın modelleri değişmiş ise de zihniyet ve amaç her...
Bunlar ne anlama geliyor? Bu hegemonyanın hâkim olması için toplumların iradesiz, öz güçten yoksun, anlamdan, maneviyattan yoksun ve her şeyi yapabilecek nesne durumunda olması gerekir. Bu nedenle ahlaki-politik, ekolojik, kadın özgürlüğünü ve öncülüğünü esas alan bir hareketi ve Kürt gerçekliğini çıkarlarına uygun göremezler Dokuz Ekim’de bir aşaması, 15 Şubat’ta ikinci aşaması gerçekleşen, hazırlığının daha öncelere dayandığının sonrasında farkına vardığımız komplonun;...
Müzakere sürecinde hileye başvurmak, karşı tarafı itibarsızlaştırarak güçsüzleştirmeye çalışmak ve mevcut statükoyu korumakta ısrar etmek kısa vadeli bir üstünlük hissi yaratabilir. Ancak bu, özünde bir “Pirus zaferi”nden başka bir anlam taşımaz. Çünkü gerçek çözüm, bir tarafın diğerini zayıflatmasıyla değil; karşılıklı tanıma, eşitlik ve adalet temelinde kurulabilir Barış meselesi yalnızca silahların susması ya da geçici bir çatışmasızlık hâli değildir. Gerçek barış,...
Weber’e göre modern dünyanın en büyük problemi aklın fazlasıdır. Daha doğrusu, aşırı rasyonelleşme. Hayatı hesaplanabilir, ölçülebilir ve kontrol edilebilir hâle getirme çabası, bizi özgürleştirmek yerine kendi kurduğumuz bir tuzağın içine kapatır. Weber bu durumu çok güçlü bir metaforla anlatır: Demir Kafes Günün her dakikasını planlıyoruz. Uyku saatlerimizi ölçüyor, kaç adım attığımızı sayıyor, ne yiyeceğimizi uygulamalardan öğreniyoruz. Hayatımız neredeyse kusursuz bir...
Rojava’da demokratik konfederalizm ilkeleriyle inşa edilen kadın meclisleri, kadın adalet komisyonları ve jineolojî bilgi merkezleri; modern devlet hukukunun dışlayıcı ve hiyerarşik yapısına karşı “aşağıdan” inşa edilen, yatay ve kolektif bir adalet anlayışını örneklendiriyor Kadınlar, adaletin devlet odaklı ve hiyerarşik yapılarla sınırlı tanımlamalarına uzun süredir itiraz ediyor. Bu itiraz yalnızca iktidarların ve temsili devletlerin cinsiyet körlüğüne değil, aynı zamanda yaşamın epistemolojik...