Nafakaya duyulan ihtiyacın temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği bulunmaktadır. Eğitimde ve istihdamda eşitlik sağlandığında, kadınlar güvenceli ve eşit ücretli işlere erişebildiğinde, bakım sorumlulukları eşler ve kamu tarafından adil biçimde paylaşıldığında nafakaya duyulan ihtiyaç da azalacaktır
tüik’in verilerine göre türkiye’de 15 yaş üstü nüfus içinde istihdam oranı yüzde 49.5, erkeklerde bu oran yüzde 66.9, kadınlarda ise bunun yarısından daha az, yüzde 32.5! üstelik kadınlar erkeklerle eşdeğer iş yaptıklarında bile eşit ücret alamıyor. kız çocukları eğitime erişemiyor, kadınlar mesleki eğitim alamıyor. bunlar bu mecranın okurlarının bildiği şeyler meclis’in ekim ayında açılmasıyla birlikte ilk gündeme gelecek konulardan biri...
Nafakanın evlilik süresi gibi mekanik ve şeklî bir kritere bağlanması, kadının evlilik süresince verdiği emeğin ve uğradığı sosyoekonomik kayıpların yok sayılmasına, taraflar arasındaki fiilî eşitsizliğin boşanma sonrasında daha da derinleşmesine neden olacaktır Mevcut pozitif hukukumuzda yoksulluk nafakasının evlilik süresine bağlanması veya hâkim tarafından belirli bir süreyle sınırlandırılması yönünde yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca...
Özgürlük, başkasının vereceği bir lütuf değil, örgütlü toplumun kendi mücadelesiyle kazandığı bir alandır. Bu nedenle kadınların örgütlenmesini yalnızca kadınların meselesi olarak görmüyoruz: Kadının susturulduğu, örgütlenmesinin engellendiği, dilinin ve kimliğinin bastırıldığı bir toplum özgür değildir. Kadın özgürlüğünü sonraya erteleyen hiçbir toplumsal dönüşüm, gerçek bir dönüşüm olamaz Biz kadınlar, “aileyi koruma” adı altında sürdürülen tartışmalara yalnızca bugünün politik atmosferinden bakmıyoruz. Çünkü kadınların...
Farklı kimlikleri, inançları, yönelimleri ve bedenleri dışlayan bu iklim; barışçıl, çoğulcu, eşitlikçi ve gerçekten demokratik bir toplumsal yaşamın kurulmasının önündeki en büyük engeldir. Şiddetin ve nefret dilinin sokağa, aileye, siyasete bu kadar kolay sızmasının arkasında, çocukların zihnine her gün ilmek ilmek işlenen bu dışlayıcı hiyerarşik eğitim rejimleri yatar Sabah çocukların sırtına çantayı vurup yolladığımız okul kapıları, dışarıdan bakınca masum birer...
Tanrılar Amaterasu’yu mağaradan çıkarabilmek için dünyanın her yerinden güzel öten kuşları mağaranın önüne getirirler. Hep bir ağızdan öten kuşların sesi karşısında kayıtsız kalamayan Amaterasu (mağaradan çıkışını anlatan birkaç farklı mitolojik anlatı vardır, bir anlatımda çok güzel başka bir tanrıçanın kapının önüne getirilerek kutsal kagura dansı yaptığı bunun karşısında Amaterasun dayanamayıp dışarı çıktığı anlatılır) yavaşça kapıya doğru gider Şintoizm, Japon halkının...