Bugüne kadar hukuk, barışı kurmanın aracı olarak düşünüldü. Peki ya barış, hukuku yeniden kurmanın imkânıysa? Dünyanın farklı coğrafyalarındaki deneyimler gösteriyor ki çatışmanın sona ermesi, barışın başlangıcı olabilir fakat kendisi değildir. Belirleyici olan, çatışmayı yeniden üreten siyasal, hukuksal ve toplumsal eşitsizliklerin dönüştürülebilmesidir. Bu nedenle barış şiddetin durmasından önce hukukun ve birlikte yaşamın yeniden kurulmasına ilişkin bir meseledir. Barış deneyimlerinin ortaklaştığı temel...
O halde sorulması gereken soru şudur: Hukukun ve dahası Cumhuriyetin dışına itilerek yok sayılan ama o itildiği alanlarda mücadele ile kazanılan Kürt varlığı, hukuk kapısından nasıl girecek ve bu kapının mahiyeti nasıl olacak? Soruyu biraz daha derinleştirirsek; Kürdün inkârının aracı olan hukuk, Kürdün özgürlüğünün aracı olabilir mi? Bir asrı aşan Cumhuriyet tarihi, bir anlamıyla Türk olmayan her kimlik gibi Kürdün...
Bugün demokratik hukuk tartışmaları, bu güvenlikçi yaklaşımın yerine hak temelli bir hukuk anlayışını koyma arayışıdır. Böyle bir hukuk anlayışı; insan haklarını, eşit yurttaşlığı, kadın özgürlüğünü, çoğulculuğu ve demokratik katılımı hukuk düzeninin temel ilkeleri olarak kabul etmek zorundadır Türkiye’de yeniden tartışılmaya başlanan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, yalnızca silahlı çatışmanın sona erdirilmesine ilişkin siyasal bir gündem değildir. Aynı zamanda hukukun, eşit...
Bugün Zarife'yi anmak, yalnızca geçmişi hatırlamak değildir. Aynı zamanda bugünün kadın mücadelesine de bakmaktır. Çünkü kadınlar hâlâ yaşam hakları için, eşit temsil için, emeklerinin görünür olması için, şiddete ve ayrımcılığa karşı mücadele etmeye devam ediyorlar Tarih çoğu zaman erkeklerin isimleriyle yazılır. Savaşların komutanları, anlaşmaların imzacıları, isyanların önderleri kayda geçirilir; fakat aynı tarihin içinde yürüyen kadınların ayak izleri çoğu zaman görünmez...
Hypatia’nın kütüphaneyle, bilimle ve hakikat arayışıyla kurduğu ilişki ile Nagihan’ın kadın hafızasını kurumsallaştırma çabası ve kurmaya çalıştığı kütüphane arasında güçlü bir tarihsel bağ bulunmaktadır. Her iki kadın da egemen sistemlerin kadın bilgisini yok etme girişimlerine karşı hakikatin izini sürmüş, kadın bilgisini toplumsallaştırmaya çalışmıştır. Bu nedenle hedef alınan yalnızca kadınlar değil; kadınların hafızası, bilgisi ve hakikati olmuştur İskenderiye sokaklarında bir kalabalık...