Mezopotamya Ekoloji Hareketi, bu paradigmayı pratikte uygulayarak yerel meclisler, ekoloji akademileri, komünal ekonomi modelleri ve kadın ekoloji komünleri geliştirmiştir. Hareket, doğayı “varlık” olarak görür; onu sömürülebilir “kaynak” olmaktan çıkarıp yaşayan, hak sahibi bir ortak varlık olarak ele alır
Bir yanıyla amaçları tam olarak bu tarihe dair bir hafızasızlık yaratmak olan bu projelere karşı direnmek o yüzden çok önemli. Şu haliyle dahi neredeyse el değmedik çok az alan kalmışken, daha fazlasına hayır demek sadece Gimgim ve Kanîreş halkının değil, herkesin görevi
Gri bir toz bulutunun altında kalan Hatay artık devasa bir “şantiye kent”ti. İş makinelerinin sesi şehrin fonuna dönüşmüştü. Devletin yetersizliği ise bu kez yurttaşın sırtına ekonomik bir yük olarak biniyordu. Depremden kurtulan insanlar şimdi de rezerv alan kararlarıyla, mahallelerinden koparılma ve borçlandırılma tehdidiyle karşı karşıyaydı
Bunu sadece direniş zeminini örgütlemekten ibaret göremeyeceğimiz gibi “henüz” bütün kadınları kapsıyor ya da kısa vadede illaki bütün kadınları kapsamalı da diyemiyoruz. Ama direndikleri zeminleri demokrasi zeminlerine de çeviren pratikleri, onları siyaset biliminin bilindik aktörleri olmaktan çıkarıp sistem dışı bir zihniyet yapılanması olarak düşünmemi sağlıyor
Kastik katil sistem, insanlık tarihinin derinliklerinden günümüze kadar uzanan tarihsel bir tahakküm sistemidir. Devletten önce zihniyetlerde, kurumlardan önce toplumsal ilişkilerde kök salmış; zamanla yaşamın bütün alanlarına yayılmıştır. Aileden eğitime, ekonomiden kültüre, inançtan toplumsal ilişkilere kadar her alanda kendisini yeniden üretir. Hakikati karartır, ahlakı aşındırır, toplumsallığı parçalar ve yaşamı metalaştırır