Amerika’da cinsel saldırı suçlamalarıyla anılan bir figür olan Trump’ın iktidarına karşı en güçlü itirazı yükseltenler kadınlardı. İran’da “Jin, Jiyan, Azadî” diyerek molla rejimini sarsanlar, Suriye’de IŞİD’in korkulu rüyası hâline gelenler, Polonya’da kürtaj yasaklarına karşı sokakları dolduranlar yine kadınlardı
Tribünlerde Leyla Zana’ya yönelen küfürler ve hakaretler bu nedenle bireysel bir hedefe değil, bir ihtimale yönelmiştir. Leyla Zana, Türkiye siyasetinde barış ve demokratikleşme ihtimalinin sembollerinden biridir. Bu ihtimal, yalnızca bir çözüm önerisi değil; mevcut güç dengeleri açısından yeniden kurucu bir anlam taşır
2000’li yıllarda feminist barış mücadelesinin en somut ve örgütlü örneği Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) oldu. 2009’da kurumsallaşan BİKG, BİKG, barışın sadece silahların susması değil, kadınların karar alma mekanizmalarına katıldığı toplumsal bir süreç olması gerektiğini savundu ve barışı şiddetsiz bir toplumun inşası olarak tanımladı
Topluma da yavaş yavaş bu durum benimsetilmeye çalışılıyor. Kabul ettirildikten sonra da yeni kadın tiplemesi ortaya çıkartılmak isteniyor. Yine geliştirilen saldırılarla üniversitenin birçok ilmi, tıbbi, siyasi bölümlerinde okuyan kadınların sadece kendini koruyan, kendi kabuklarına çekilen bir yapıya büründürme durumu yaratılıyor Suriye’de bir yıllık süreçte gelişen durumlar, Kapitalist Modernist güçlerin Ortadoğu’ya dönük değişen politikaları sonucu biraz da Suriye’ye merkeziyet rolü verildiğini...
özellikle ikinci dünya savaşı sonrasında savaş endüstrisinin geldiği boyut savaşların biçimini değiştirdi. artık çatışmalar sadece askeri güçler arasında değil, askeri güçlerle sivil nüfus arasında cereyan ediyor. bu sivil nüfusun çoğunluğunu kadınlar ve onların bakmakla yükümlü oldukları çocuklar oluşturuyor. bugün çatışmaların ağırlıklı olarak yaşandığı, “üçüncü dünya” ya da “geri bıraktırılmış” olarak tanımlanan bölgelerde yaşayan bir kadının savaş sebebiyle hayatını kaybetme riski,...
Diğer yıllarda olduğu gibi 2025 yılında da yapısal kriz yaşayan şey erkekliktir. Şiddet ise üstünlük, denetim, sahiplik ve emir verme gücünü kaybetmiş fallik iktidarın kriz anlarında başvurduğu yol ve yöntemdir. Bu bütünlük içinde ortaya çıkan kastik katil, münferit ya da tekil bir fail değil; fallik ve erkek egemen düzenin kriz ve kaos anlarında ürettiği tarihsel ve yapısal bir figürdür
Kastik katil yapı ve zihniyetinin ruhsal ve bedensel olarak kadını ve komünal yaşamı alaşağı edişi bilinse de bu kastik yapıyı daha doğru yerden anlamak mücadele yöntemlerini de buna göre belirlemek esas gündemimiz olmaya devam edecek. Kürt kadın hareketi ciddi bir güçtür