Çatışmasız bir ortamda yaşama hakkına sahip olan çocukların, Kürt illerinde hak ve özgürlüklere erişim açısından ciddi sınırlamalarla karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Bu durum, çocukların gündelik yaşamında derin ve kalıcı etkiler yaratmakta; travmatik bir çocukluk yaşamalarına neden olmaktadır. Çatışma ortamının süreklilik kazanması ise, bu etkilerin yalnızca bireysel düzeyde kalmayıp kuşaklar boyunca aktarılma riskini artırmaktadır
Takvimi yüzyıl sonrasına, yani bugünlere çevirdiğimizde de çocukların çok boyutlu sorunlarla karşı karşıya kaldığını görmekteyiz. Anadilinde eğitime erişememekten sermaye birikiminin çocuk emeği üzerinde yükselmesine; derinleşen ekonomik krizin etkisiyle artan çocuk yoksulluğundan cezasızlık politikalarıyla katlanan çocuklara karşı işlenen suçlara; ihmalden istismara kadar çocuklar topyekun bir kuşatma ve saldırı altındadır
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin verilerine göre, 2025 yılında en az 94 çocuk, güvencesiz çalışma koşulları altında hayatını kaybederken, en az 17 çocuk MESEM programı kapsamında yaşamını yitirmiştir
MESEM, 2016’da zorunlu eğitim kapsamına alınmış gibi görünse de, gerçekte eğitimden çok ucuz iş gücü üretme amacıyla uygulanmıştır. Tehlikeli iş ortamlarında, denetimsiz koşullarda çalıştırılan bu çocuklar, özellikle metal, inşaat ve tekstil gibi tehlikeli sektörlerde iş kazalarına maruz kalmakta ve yaşamlarını yitirmektedir
Zarok Ma, çocukların kimlik, dil ve duygusal bağ kurma süreçlerini de destekleyen ve müziği bir eğitim aracı olmanın ötesinde bir yaşam pratiği olarak ele alan özgün bir yöntem sunuyor. Ebeveyn katılımını da merkeze alan bu yaklaşım, çocukların hem bireysel hem de toplumsal gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor. Bu röportajda da Zarok Ma’nın eğitim anlayışını, çocuklar üzerindeki etkilerini ve mevcut eğitim sisteminden...
İran’da protestolar, savaş ve devlet baskısı arasında yaşam mücadelesi veren kadınlar, sadece sokakta değil, gündelik hayatın her anında direnişin parçası. İranlı gazeteci Nadia ile yapılan bu röportaj, “Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganının gölgesinde şekillenen bir hayatı; korku, umut ve hayatta kalma arasında sıkışmış bir gerçekliği gözler önüne seriyor.