Sessizliği yaran her bir kelime, zamanla çoğalarak kolektif bir sese dönüşür. Dilin yüzyıllık isyanının sesi, yüz binlerin dilinde yankılanan hakikat ile buluşarak Mecliste Kürtçe yemin, sokakta "Berxwedan jîyane" (Yaşamak direnmektir) mahkemelerde "Em livir in" (Buradayım) isyan hareketine dönüşür Bir dil direniyorsa bir halk direniyordur. Kürtçe dilinin kelimeleri direniş hikayeleri ile örülüdür. Bu örülü hikayeler kendini stranlar, şiirler, masallar ve ninnilerle...
Gerçek kültürel özgürlük, anadilinde üretim ve eğitimle mümkündür. Ngũgĩ wa Thiong'o
Anadilinde eğitim ve anadilin toplumsal kurumlarda kullanılması, demokrasinin genişlemesine ve barışa giden yol açısından bir başlangıç olarak görülebilir. Anadilin toplumsal kültürün taşıyıcısı olduğu akılda tutulduğunda, bu haktan yoksun bırakılmanın sonuçları tahmin edilebilir: Kültürlerin ve dillerin yok edilmesi
Anadilinde eğitimden mahrum bırakılan çocuklar, eğitim öğretime 3-0 geride başlamış olurlar. Ortaya çıkan eşitsizliğin somut sonuçları ise okula başlandığında öğretmenin söylediklerini anlamamaktan kaynaklı yetersizlik ve evindeki dili okulunda konuşamamanın verdiği kültürel değersizlik hissinin yaşanmasıdır. Kendini anadilinde ifade edemeyen çocuklarda kültürel aidiyetin oluşamamasıyla birlikte uyum sorunları ve akademik başarısızlık ortaya çıkmaktadır
Biz kadınlar bu erkek egemen düzeni tanıyoruz. Savaşlara da bu savaşların cinsiyetçi yüzüne de isyan ediyoruz. Toplumsal barışın eşitlik ve özgürlük mücadelemizin teminatı olduğunu biliyoruz. Milliyetçiliğin, mezhepçiliğin, ırkçılığın kıskacında hayatlarımız, doğamız, dillerimiz, inançlarımız, bedenlerimiz hedefte. Bu yozlaşmış, savaştan ve sömürüden beslenen düzeni tüm farklılıklarıyla yan yana gelen kadınların ısrarlı direnişi durdurabilir elbet