Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

Kadın Özgürlüğü Kazanacak

Heval Arslan Heval Arslan
4 Ocak 2026
Yazı
0
Kadın Özgürlüğü Kazanacak
0
SHARES
41
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

Olympe de Gouges, bu yazıları sonucu vatana ihanetle suçlandı, yargılandı, mahkûm edildi ve Paris’te idam edildi. Olympe de Gouges, zamanının en cesur kadınlarından biriydi; sonunda ölüm olduğunu bilmesine rağmen cinsler ve ırklar arasında eşitliği bir an olsun bile savunmaktan vazgeçmedi. Ataerkil sistem en çok cesur kadınlardan korkar. 15 Ocak 1919’da Berlin’de katledilen Rosa Luxemburg ve Sakine Cansız, Evin Goyî gibi…

Yine bir Ocak ayı ve yine Paris… Devrimlerin, komünlerin, aydınlanmanın ve savaşlardan kaçan birçok halka yurt olarak kendini tanımlayan Fransa’nın başkenti. Çok ilginçtir ki ataerkil sisteme karşı kadınların ilk seslerini yükselttiği ülkelerden biri aynı zamanda Fransa.

Fransız aktivist, feminist ve oyun yazarı Olympe de Gouges, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ne yanıt olarak Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ni Paris’te yazmış, yayımlatmıştı. Bu belge ile Olympe de Gouges, Fransız Devrimi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki başarısızlıklarını ortaya koyuyordu. Ayrıca “Zamore ve Mirza”, “Siyahların Köleliği”, “Siyahların Köleliği Üzerine Düşünceler” gibi yazı ve tiyatro oyunlarıyla tüm insanların eşit olduğunu savunmuş, Fransız sömürgelerinde kölelere yönelik insanlık dışı uygulamaları teşhir edip toplumda bir sorgulama yaratmak istemişti.

Olympe de Gouges, bu yazıları sonucu vatana ihanetle suçlandı, yargılandı, mahkûm edildi ve Paris’te idam edildi. Olympe de Gouges, zamanının en cesur kadınlarından biriydi; sonunda ölüm olduğunu bilmesine rağmen cinsler ve ırklar arasında eşitliği bir an olsun bile savunmaktan vazgeçmedi. Ataerkil sistem en çok cesur kadınlardan korkar. 15 Ocak 1919’da Berlin’de katledilen Rosa Luxemburg ve Sakine Cansız, Evin Goyî gibi…

Erkek aklı, kendi varlığı için tehdit gördüğü her şeyi yok etmek ister; gücü elinde tutmak için hiyerarşi yaratır ve bu hiyerarşinin sorgulanmasını bir tehdit olarak algılar. Kadınların özgürleşmesi, bedenleri ve hayatları üzerinde söz sahibi olması, eşitlik talebi de “tehlike” olarak görülür. Bu algı sonucunda sistem, tehdit olarak gördüğü şeyleri kontrol etmeye, bastırmaya veya görünmez kılmaya çalışır: kadın bedeni denetlenir, kadın emeği değersizleştirilir, itiraz eden sesler susturulur, susmayanlar da katledilir.

Olympe de Gouges, Rosa Luxemburg, Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Evîn Goyî, Sêvê Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar, Suriye Gelecek Partisi Genel Sekreteri Hevrin Xelef de bu nedenle hedef seçildi, katledildi.

Siyasi cinayetler, geçmişten bugüne iktidarların, ataerkil sistemlerin bir sindirme aracı olarak hep kullanıldı. Özellikle de son yıllarda Kadın Özgürlük Hareketi’ne karşı Türkiye bu sindirme aracını çok yoğun bir şekilde kullandı. 9 Ocak 2013’te Paris’te öncü Kürt kadınlarını hedef alan saldırı da bunun bir örneğiydi. Bunun nedeni çok açık: Kürt kadınlar 21. yüzyılda kadın aydınlanmasının öncüsü. Sadece kendi coğrafyalarında değil, dünya kadın mücadelesinde de yeni bir paradigma yarattılar.

Özgür Kadın Hareketi, Abdullah Öcalan’ın, “19’uncu yüzyıl nasıl burjuva partilerinin, 20’nci yüzyıl emeğe dayalı partilerin yüzyılı olmuşsa, 21’inci yüzyıl da kadına dayalı partileşmenin yüzyılı olacaktır” tespitinden yola çıkarak ideolojik altyapısı ve örgütlenmesini buna göre geliştirdi. Kadınların örgütlü gücünü açığa çıkardı ve bu örgütlü gücün yaratacağı değişimleri Rojava Devrimi ile somut bir şekilde ortaya koydu. Rojava, kadınların yalnızca savaşan değil, yöneten, karar alan ve toplumu yeniden kuran özne olduğunu tüm dünyaya gösterdi.

Özellikle DAİŞ’e karşı mücadelede en önde savaşmasıyla Özgür Kadın Hareketi, başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyada kadınlar tarafından yakından takip edilen, model alınan bir örgüt oldu.

Mücadele yol ve yöntemleriyle Suriye’de özellikle Arap, Alevi ve Dürzi kadınları etkiledi. Bu toplumlarda da kadınlar direnişleriyle öne çıkarken aynı zamanda DAİŞ’in hedefi oldu. Kadınlar, direnişin öncüleri olarak kapitalist modernitenin en faşistinden en liberaline kadar tüm sistemlerin maskesini düşürdü. Dinci, milliyetçi, devletçi sistemin temellerini sarstı ve sarsmaya da devam ediyor.

Sakine Cansız’ın başlattığı kadın özgürlük mücadelesi, Abdullah Öcalan’ın felsefesiyle de büyür.
Avrupa’daki Kürt kadınlar, özgürlük mücadelesine öncülük yapan bu kadınların anısına 10 Ocak’ta Paris’te olacak. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bir kez daha katillerden ve onların suç ortaklarından hesap soracak. Kürt kadınlar sadece hesap sormakla yetinmeyecek, aynı zamanda Sakine Cansız’ların mücadelesini başarıya taşımak için öncüsü olduğu Barış ve Demokratik Toplum sürecinin inşası için “kavga”sını daha da büyütecek… Çünkü bu mücadele geçmişin hesabı kadar geleceğin inşasıdır.

Etiketler: BarışFeminizmİstanbul SözleşmesiKadın haklarıKadın MücadelesiKürt kadın mücadelesiKürt kadınlarÖzel savaş politikalarıParisParis katliamıSavaşSayı 149
Önceki İçerik

2013 –2016 –2022

Sonraki İçerik

Kadın ve Mekân İlişkisi Bağlamında Direnişin İzleri: Sêvê, Fatma ve Pakize

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.