Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

Kadın Konferansı ve Yeni Dönem Yol Haritası

Eda Bazencir Eda Bazencir
28 Haziran 2026
Yazı
0
Kadın Konferansı ve Yeni Dönem Yol Haritası
0
SHARES
28
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

Haziran ayı içinde Amed’de düzenlenen Yerel Yönetimler Kadın Konferansı’nda neler oldu?

Gerek küresel dünya düzeni içerisinde gerek Kürdistan ve Ortadoğu özelinde kadınların yaşadığı sorunlara çözüm üretme ve politika geliştirme sorumluluğu yerel yönetimlerin başat görevleri arasındadır. Özgür Kadın Hareketimizin sunduğu perspektif doğrultusunda 1978 yılında Hilvan Belediyesi meclis üyeliğine seçilen üç kadın arkadaşımızın ardından bugüne dek, yerel yönetimler alanı tüm kadın mücadelesi verilen alanlar gibi, kadın iradesini görünür kılmak, eşit temsiliyeti yaşamsallaştırmaya dönük hedeflere ulaşmak, tahakkümcü erkek egemen zihniyetle mücadele yöntemleri kapsamında eşbaşkanlık sistemini hayata geçirmek ve kadının toplumsallaşma sürecinde yaşadığı sorunları ortadan kaldırmak adına zorlu, çetrefilli ve bedellerin ödendiği bir süreç yaşadı.

Bir problemin varlığına karşı çözüm aramak, sorunu ortadan kaldırmak çabasıyla, iyi ve kötü ayrımını ortaya koymak, diyalektik olarak ‘kadın sorunu’ kavramının sınırlarını belirlemektedir. Dolayısıyla dünyada bir kadın sorunu vardır ve bu sorun, kadının hakkı olan iyi yaşamın inşa edilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasına gebedir. Ayrıca kadınların, kastik katil zihniyetinin kurumsallaşmasıyla birlikte toplumsal alanda ikincil statüye itildiği tarihten itibaren, dünyanın farklı zamanlarında farklı bölgelerinde hep bir mücadele içerisinde olması ve varlığını koruma çabası ciddi bir sorunun varlığını kanıtlar niteliktedir. Tahakkümcü erkek zihniyeti bugün kadınları kırımdan geçirmekte, dünya genelinde her yıl yaklaşık elli bin kadın katledilmektedir. Toplum nüfusunun yarısını oluşturan kadınlar en insani hak olan özgür yaşam hakkı kapsamında iyi bir yaşam sürdürme hakkına sahiptir. Birçok eksikliğe rağmen bugün gelinen noktada kadın mücadelesinin kümülatif ve döngüsel ilerlemesini göz ardı etmeden değerlendirmeler yapmak yolumuzu aydınlatan ışığı görünür kılacaktır. Kadın mücadelesinde ilerlemenin ivme kazanması için gereken hedeflerin belirlenmesi, güncel olarak hareketimizin konferans içerisinde derinlikli tartıştığı konular olarak ele alındı.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nden bugüne dek geçen süre zarfında yerel yönetimlerin kayyım tahribatlarına ve tasarruf tedbirleri adı altında engellenmeye çalışılan yerel yönetim faaliyetlerine karşı en hızlı toparlanan alanı Kadın Politikaları Müdürlükleri oldu. Kayyımlar tarafından kapatılan tüm kadın kurumlarının yeniden açılması ve kadın çalışmalarının kadınların ihtiyaçlarına etkin biçimde yanıt verebilmesi amacıyla yoğun bir çaba sarf edildi. Üç ana birim üzerinden örgütlenen Kadın Müdürlüklerinde; Eğitim, Araştırma ve Sosyal Proje Geliştirme Birimi, Kadın Ekonomisini Güçlendirme Birimi ile Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Birimi tüm belediyelerde kuruldu. İhraçlar ve işten çıkarmalar nedeniyle oluşan çalışan eksikliklerine rağmen müdür atamaları gerçekleştirildi; koordinatörler, birim sorumluları ve çok sayıda kadın meslek uzmanı görevlendirildi.

Toplumsal Cinsiyetin Özgürleştirilmesi perspektifi doğrultusunda Kadın Müdürlüklerinin kurumsal kapasitesini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir kurumsallaşma süreci yürütüldü. Bu kapsamda tüm birimlerin görev, yetki ve sorumluluklarının ortak bir çalışma anlayışı ve hak temelli bir yaklaşımla yerine getirebilmesi için düzenli eğitim programları, atölyeler ve deneyim paylaşım toplantıları gerçekleştirildi.

Yürütülen çalışmalar sonucunda 35 Kadın Dayanışma ve Yaşam Merkezi, 25 Kadın Dinlenme Merkezi, 17 Kadın Yaşam Merkezi açıldı. Bununla birlikte 48 belediyede kadınların demokratik yönetim süreçlerine katılımını ve eşit temsiliyeti hayata geçirmek adına kadın meclisleri kuruldu. 30 belediyede kadınların hukuki destek mekanizmalarına erişimini artırmak için barolar ile protokoller imzalandı. 50 belediyede kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kurumsallaştırmak adına şiddet tutum belgeleri hazırlanıp meclis kararlarına dönüştürüldü. 43 belediyede CEMR (Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitlik Şartı) imzalandı. 35 belediyede karma Toplumsal Cinsiyetin Özgürleştirilmesi eğitimleri düzenlendi. Başlangıçta 5 kent üzerinden planlanan Kadın Kentleri’ne Doğru programı, 3 kent Kadın Kenti ilan edilerek, çalışma ve eylem planı çıkarılarak başlatıldı. Kadın Komün Bostanları kuruldu. Komün üretim grupları kuruldu ve Kadın Emek Buluşmaları gerçekleştirildi. Yerel Yönetimler Kadın Diplomasi Komisyonu oluşturularak yerel, bölgesel, ulusal, uluslararası kurum ve kuruluşlarla irtibat sağlandı, heyetler karşılandı ve programlara katılım sağlandı. Tüm çalışmalar raporlaştırılıp basın birimleriyle ortaklaşılarak kadın çalışmaları arşivi hazırlandı. Yerel Yönetimler Kadın Politikaları faaliyetlerinin anlatıldığı diplomasi kitapçığı hazırlandı. Yerel ve uluslararası projeler kapsamında ihtiyaç olan belediyelere teknik proje desteği sunuldu. Kreş ve çok amaçlı çocuk alanları kuruldu ve bu alanların çoğaltılması çalışmaları devam ediyor.

Kadınların yaşadıkları derin sorunların tespiti karşısında yürütülen çalışmaların henüz istenen düzeye ulaşılmadığı, konferans süresince özeleştirilerin temel konusu oldu. Seçilmişler ve belediye çalışanlarının örgütlülük ve nitelik sorunları, erkek eşbaşkanların kadın çalışmalarına karşı yaklaşım sorunları, kadın eşbaşkan ve seçilmiş meclis üyelerinin kadın çalışmalarına ve çalışma arkadaşlarına dair anlayış sorunları, yerel yönetimlerin denetim mekanizması noktasında yaşadığı yetersizlikler kapsamlı bir şekilde ele alındı.

Özellikle yürütülen saha inceleme ve takip-izleme çalışmaları ile halk buluşmalarında halkın yerel yönetimler alanına dönük eleştirileri, genel durum değerlendirilmesi içinde geniş bir çerçevede değerlendirildi. Genel durum değerlendirme raporu, son dönemde dile getirilen eleştirileri dikkate alarak hazırlanan en özeleştirel ve en şeffaf raporlardan biri olarak nitelendirildi. Raporun eksiklikleri ve geliştirilmesi gereken alanları açık bir şekilde ortaya koyması, konferans bileşenleri ve toplum açısından güven ve umut verici oldu. Rapordan bir parça alıntı ile durumu daha anlaşılır kılmakta fayda görüyorum.

‘Elbette sistemin oldukça karmaşıklaştırdığı, sorunsallığa boğduğu, politikasızlığı dayattığı bir yerde sisteme karşı alternatif bir modeli hayata geçirmenin zorlukları oluyor. Kadın kurulu olarak, sistemin yarattığı her bir saldırı karşısında pratik politika geliştirememenin eksikliğini yaşadığımızı da ifade etmek isteriz. Zaman zaman yoğunluklu olarak sorunsallığa boğulan, politika üretmede yetersiz kalan kimi zaman ise perspektif sunmada, strateji geliştirmede geciken yaklaşımlarımız, elbette yetersiz kaldığımız noktaları da etkilemiştir. Bu sebeple sorunların üstesinden gelmeyi kolektif bir akla dönüştüren mekanizmalarımızın; kadın komisyonlarının, koordinasyonlarının, kurullarının kolektif olamadığı, güç getiremediği noktaları kendi eksikliğimiz olarak da görüyoruz. Bunların yanı sıra geçtiğimiz zorlu sürecin yansımaları, erkeklik zihniyetinin dayatmaları ve zorlamaları sonucunda daralan ve geriye çekilen her bir arkadaşımızın yanında yeteri kadar kalamadığımız ve kadın yoldaşlığını geliştirme noktasında eksik kaldığımız her bir pratiğimizin özeleştirisini, konferans zemininde vermek isteriz…

…Sosyalist kadın kişiliğinin gereği olan; kapsayıcı, toplumcu, mütevazı bir bakış açısıyla kadınların yönetimin öncüsü olduğu düşüncesinin tersine, sistemin yarattığı yönetici bakışı ile üstenci, bürokratik ve halktan kopuk bir tarz da ön plana çıkmaktadır. Bu tarz ve kişilikle üzülerek belirtmek isteriz ki; hiçbir dönem olmadığı kadar bu dönem, kadın arkadaşlarımız maddiyatçılıkla ve iktidarcılıkla-yetkicilikle anılmaktadır. Yani kadınların geliştireceği demokratik siyaset olması gerekirken giderek halktan kopuk, elitleşen bir siyaset anlayışı ön plana çıkmaktadır. Bu sorunların aşılması ve demokratik siyaset zemininin güçlendirilmesi, paradigmamız ve eşbaşkanlık sistemimizin toplumsallaşması ile gerçekleşecektir.’

Belirtilen tüm tartışmalar, eleştiri ve öneriler dikkatle değerlendirilerek konferans kararları şeklinde yol haritasına dönüştürüldü.

Bu kapsamda;

  • Kadın Politikaları Müdürlükleri Eğitim, Araştırma ve Sosyal Proje Geliştirme birimlerinin, toplumun eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesine dönük veri toplayarak halkın ve çalışanların ihtiyaçlarına göre eğitim programlarını belirlemesi,
  • Kadına yönelik şiddet konusunda toplumsal farkındalığı artırmak için toplumun her kesimini kapsayacak kampanyalar, jineoloji perspektifi ile bilinç açığa çıkarma, özgür eşyaşam, kadın yoldaşlığı, cins bilinci, cins sevgisi, özsavunma ve toplumsal cinsiyetin özgürleştirilmesi, özel savaş politikaları ile mücadele programları ve beraberinde aile içi şiddetle mücadele kapsamında ‘demokratik aile’, ‘toplumsal dönüşüm’ başlıklarında eğitimlerin, çalıştay, konferans ve sempozyumların düzenlenmesi,
  • Gerek çalışan erkek arkadaşlarımızın gerek toplumdaki erkeklerin, tahakküm zihniyeti karşısında kendilerini özne olarak görmelerini sağlayacak eğitimlerin planlanması. Ayrıca kadınlar ile erkeklerin özgürlüğü için gerekli olan Toplumsal Sözleşme’nin adil tarafı olarak bu dönüşüm süreçlerine katkı sunacakları ‘Erkekliğin Dönüştürülmesi’ atölyelerinin düzenlenmesi,
  • Kadının yoksullaştırılması politikalarına karşı kadın ekonomisini güçlendirecek bir perspektifle komünal ekonomiye dair kapsamlı eğitimler ve yaşam merkezlerinde mesleki eğitimlerin düzenlenmesi,
  • Sağlamcı ideolojinin kendini sürekli üreten varlığına karşı dönüşüm gerçekleştirecek, engelli kadınlarla buluşmayı, dayanışmayı ve örgütlenmeyi esas alan eğitim ve atölyelerin düzenlenmesi,
  • Belediyelerde çalışan kadın arkadaşlar için kamusal alanda erkek işi olarak görülen alanlarda kendilerini geliştirmeleri için mevzuat eğitimlerinin düzenlenmesi,
  • Kadınların yerel, bölgesel ve uluslararası diplomasi süreçlerinde etkin rol alabilmelerini desteklemek amacıyla kadın özgürlükçü perspektife dayalı özgün diplomasi eğitim programlarının geliştirilmesi ve uygulanması ile yerel yönetimler bünyesinde kadın diplomasisi çalışmalarını yürütecek koordinasyon, komisyon veya ilgili birimlerin oluşturulması ve kurumsal bir yapıya kavuşturulması,
  • Yerel dillerin korunması, geliştirilmesi ve kamusal yaşamda kullanımının teşvik edilmesine yönelik politika ve programların hazırlanması, özellikle kız çocukları ve kadınlara yönelik dil, kültür, sanat ve edebiyat faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, çok dilli belediyecilik uygulamalarının güçlendirilmesi ve kadınların anadillerinde bilgiye ve kamusal hizmetlere erişiminin kolaylaştırılması,
  • Yerel kültürel değerlerin görünürlüğünü artıracak kadın festivalleri, kadın araştırma merkezi, kadın müzesi, kadın kültür merkezi, arşiv ve yayıncılık faaliyetlerinin desteklenmesi ve yaygınlaştırılmasını sağlayacak mekanizmaların kurulması,
  • Kadın Kenti ilan edilen kentlerde; mahalle ve köy buluşmalarıyla ihtiyaçların çıkarılması, güvenli ulaşım, aydınlatma, metruk yapı riski, bakım alanları, barınma, sosyal destek, anadilinde hizmet ve şiddetle mücadele başlıklarının uygulama planına bağlanması, kadın dayanışma merkezleri, erişilebilir özgür yaşam alanları, sosyal konut politikaları ve yerel izleme mekanizmalarının kurulması, yılda en az bir kadın kenti izleme raporu hazırlanması,
  • Hazır mekânı, bütçe imkânı veya mevcut çocuk alanı deneyimi bulunan belediyelerde iki yıl içinde en az bir bakım alanının açılması, imkânı olan belediyelerde bu sayının artırılması, bu alanların kreş, gündüz bakımevi, oyun odası, çok amaçlı çocuk alanı veya evde destek hizmeti modellerinden yerelin ihtiyacına uygun olanıyla planlanması, belediyelerde erkekleri, aileleri, toplumu ve yerel yönetimleri bakım sorumluluğuna dâhil eden yerel bakım programlarının hazırlanması,
  • Kentlerde ve kırsal alanlarda, şiddete maruz bırakılan, can güvenliği riski olan kadınların kolay erişilebilir, güvenli ve çok dilli destek alabileceği; hukuki, psikolojik ve sosyal destek hizmetlerine ulaşabileceği, kadın özgürlükçü perspektifle çalışan Yaşam Alanlarının (Sığınak) artırılması,
  • Kadınların güvenli, şiddetsiz, ekolojik ve komünal yaşam alanlarına erişimini güçlendirmek amacıyla Erişilebilir Özgür Yaşam Alanlarının oluşturulması,
  • “Komünsüz hiçbir kadın kalmamalı” şiarıyla kadınların bilgi, beceri ve yerel üretim potansiyellerini esas alan komün üretim gruplarının oluşturulması, komünün sadece ekonomik örgütlenmelere indirgenmeyen spor, sağlık, eğitim, felsefe, kültür, ekoloji, şiddetle mücadele vb. formlarla yaşamın her alanında örgütlenmesi,
  • Kadınların üretim, örgütlenme ve demokratik pazarlara erişim süreçlerini bölgesel ölçekte güçlendirmek amacıyla bir yıl içerisinde ilk uygulama olarak belirlenecek bir bölgede, ilgili belediye öncülüğünde Komünal Ekonomi ve Kooperatifçilik Destekleme Merkezi kurulması,
  • Tüm belediyelerde ortak bir Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme Tutum Belgesi ile belgenin uygulanmasına dönük usul ve esaslara ilişkin yönetmeliğin hazırlanması, belediye meclislerinden geçirilerek kurumsal güvence altına alınması, bu belgenin Kadın Politikaları Müdürlükleriyle sınırlı görülmeyerek belediyenin tüm daire başkanlıkları, müdürlükleri ve hizmet alanlarında uygulanması,
  • Kadınların bütçe süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla mahalle, köy ve mezralarda ihtiyaç tespitleri, kadın buluşmaları ve katılımcı bütçe mekanizmalarının geliştirilmesi,
  • İhale şartnamelerine teknik alanda çalışabilecek kadınların olması şartının eklenmesi,
  • Kadınların barışın inşası, çatışma çözümü, halklar arası diyalog ve demokratik komünal toplumun geliştirilmesi süreçlerindeki rolünü görünür kılacak kültürel, sosyal ve diplomatik faaliyetlerin desteklenmesi,
  • Ekolojik yaşamı, çevresel adaleti ve doğayla uyumlu toplumsal örgütlenmeyi esas alan kadın deneyimlerinin araştırılması, paylaşılması ve tüm çalışmalarda ekoloji perspektifinin güçlendirilmesi,
  • İzleme ve Değerlendirme Komisyonları kurularak, alınan kararların uygulanma süreçlerinin yereldeki kadın kurumları, kadın meclisleri ve ilgili birimlerin katılımıyla düzenli olarak izlenmesi ve değerlendirilmesi karar altına alındı.

Sonuç olarak verilen özeleştiriler, öneriler ve bunların karara dönüşmesi ışığında önümüzdeki dönemde Yerel Yönetimler alanında Demokratik, Ekolojik Kadın Özgürlükçü perspektifle daha güçlü çalışmaların yürütüleceği ortaya konuldu.

Etiketler: Barış ve DemokrasiDemokrasi ve KadınDemokrasi ve MücadeleKadın Yaşam MerkeziSayı 174Toplumsal Cinsiyet EşitliğiYerel DemokrasiYerel Seçimleryerel yönetimler
Önceki İçerik

Toplumsal Barış İçin Kötülüğün Sıradanlığına Karşı Yeniden Bağ Kurma

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.