Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

Çocuk İşçiliği ve MESEM: Kapitalizmin Karanlık Yüzü

Nimet Acar Nimet Acar
19 Nisan 2026
Yazı
0
Çocuk İşçiliği ve MESEM: Kapitalizmin Karanlık Yüzü
0
SHARES
0
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

MESEM, 2016’da zorunlu eğitim kapsamına alınmış gibi görünse de, gerçekte eğitimden çok ucuz iş gücü üretme amacıyla uygulanmıştır. Tehlikeli iş ortamlarında, denetimsiz koşullarda çalıştırılan bu çocuklar, özellikle metal, inşaat ve tekstil gibi tehlikeli sektörlerde iş kazalarına maruz kalmakta ve yaşamlarını yitirmektedir

19. yüzyıl boyunca süren işçi sınıfı mücadeleleri sayesinde çocuk çalışmasının sınırlandırılması konusunda yasal düzenlemeler yapılmış; ancak çocuk işçiliği tamamen ortadan kaldırılamamıştır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) başta olmak üzere uluslararası kurumların oluşturduğu normlar sayesinde çocuk işçiliği önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Fakat son on yıllarda kapitalizme hakim olan neoliberal politikalar yayıldıkça çocuk işçiliğine yönelik sınırlamalar da ortadan kalkmıştır.

Türkiye’de çocuk işçiliği, neoliberal politikalarla yeniden canlandırılan sömürü sisteminin parçası haline gelmiştir. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), çocukların eğitim haklarını gasp eden ve onları ucuz iş gücü olarak sömüren bir mekanizma işlevi görmektedir. Eğitim hakkı, işverenin insafına bırakılan bir çalışma düzenine sıkışırken, çocuklar düşük ücretlerle ağır koşullarda çalıştırılmaktadır.

Hukuken MESEM öğrencileri “öğrenci” olarak tanımlansa da, pratikte işçi olarak çalıştırılmaktadır. Bu durum, işverenlerin çocuk işçileri sömürmek için kullandığı Milli Eğitim Bakanlığı eliyle hazırlanmış bir kılıftır. MESEM, işverenlerin çocukları sigorta ve diğer yasal haklardan mahrum bıraktığı bir düzenek olarak işlemektedir. Çocukların eğitim hakkı, bir avuç sermayedarın insafına terk edilmiş; MESEM’ler ile çocuk işçiliği yasal bir çerçeve içinde meşrulaştırılmak istenmiştir.

Aday çırak ve çıraklara, ücret olarak net asgari ücretin en az %30’unun; kalfalara ise net asgari ücretin en az %50’sinin ödenmesi yasal mevzuata bağlanmışsa da MESEM kapsamında çalışan çocuklar belirlenenin altında ücret almaktadır. Bu ücretlerin büyük bir kısmı, devlet tarafından işverenlere teşvik olarak ödenmektedir. Her ne kadar haftanın dört günü çalışma öngörülmüş olsa da, çocuklar fiilen haftada beş gün çalışmakta ve okula gidememektedir. Çocuk işçiler, hafta içi ve hafta sonu fazla mesaiye zorlanmakta; okul tatillerinde dahi dinlenme ve gelişim haklarından mahrum bırakılarak kesintisiz bir iş gücü olarak kullanılmaktadır. Çalıştıkları dört yıl boyunca fiilen tam zamanlı bir işçi gibi üretime katıldıkları halde emeklilik primleri ödenmediği gibi, bu çalışma yılları ne emeklilik gün sayısına ne de sigortalılık başlangıcına dahil edilmektedir.

MESEM, 2016’da zorunlu eğitim kapsamına alınmış gibi görünse de, gerçekte eğitimden çok ucuz iş gücü üretme amacıyla uygulanmıştır. Tehlikeli iş ortamlarında, denetimsiz koşullarda çalıştırılan bu çocuklar, özellikle metal, inşaat ve tekstil gibi tehlikeli sektörlerde iş kazalarına maruz kalmakta ve yaşamlarını yitirmektedir.

İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi verilerine göre son 2013-2025 yılları arasında en az 860 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Staj yaptığı işyerinde 14 yaşındaki Arda Tonbul’un başı sac büküm makinesine 16 dakika boyunca sıkışmış ve yaşamını yitirmiştir. 15 yaşındaki Erol Can Yavuz, üzerine devrilen sunta bloklar nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Isparta Mesleki Eğitim Merkezi öğrencisi 15 yaşındaki Umut Eren Gökçen, hafta sonu çalışmaya gönderildiği bir inşaatta asansör boşluğuna düşerek ağır yaralanmıştır. Rüştü Kazım Yücelen Mesleki Eğitim Merkezi 11’inci sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Alperen Uygun, Mersin Anamur’da çalıştığı asansör firmasıyla gittiği inşaatta üçüncü kattan asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitirmiştir. Hepsi MESEM kapsamında kontrolsüz, riskli, çocuklar için yasak olan işlerde çalıştırılmaktayken yaşamlarını yitirmişlerdir.

Birleşmiş Milletler’in Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’nın 41. maddesi, devletin çocukları koruma yükümlülüğünü vurgulasa da, bu yasalar pratikte uygulanmadığında çocuklar, kapitalizmin acımasız sömürü düzeninde kaybolup gitmektedir. Çocukların eğitim hakkı bir yana yaşam hakkı ekonomik çıkarlar uğruna feda edilmektedir.

Netice olarak Devlet, çocuk işçiliği ile mücadele etmek yerine, bu durumu teşvik eden yasal alt yapısını oluşturan bir yapı görevindedir. MESEM’lere mecbur bırakılan yoksul ailelerin çocuklarının güvenli bir ortamda eğitim alabilmesi ve gelecekte sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılması şarttır. Bu nedenle, MESEM gibi uygulamaların ortadan kaldırılması, çocuk haklarının etkin bir şekilde korunması için elzemdir.

Kapitalizmin bu karanlık yüzü, çocukları sadece istismar etmekle kalmıyor, aynı zamanda onların geleceğini de çalıyor. Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması, sadece bir hukuksal gereklilik değil, aynı zamanda toplumsal bir zorunluluktur. Çocukların yeri, çalışma alanları değil, eğitim kurumlarıdır. Bir çocuğun geleceği toplumun tüm birimlerinin yani hepimizin sorumluluğundadır.

Etiketler: Çocukçocuk cinayetleriÇocuk haklarıÇocuk hakları sözleşmesiÇocuk işçiliğiçocuk ölümlerÇocukların Yaşam HakkıMESEMSayı 164uluslararası çalışma örgütü
Önceki İçerik

MESEM’ler Üzerine Bazı Meseleler

Sonraki İçerik

Zarok Ma: Çocuklar İçin Dil, Kültür ve Dayanışma Alanı

Sonraki İçerik
İstisna Halinin Kural Haline Gelmesi: Kürt Çocuklarının Yaşamında Kalıcılaşan OHAL

İstisna Halinin Kural Haline Gelmesi: Kürt Çocuklarının Yaşamında Kalıcılaşan OHAL

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.