Genç yaşından itibaren Kürt Özgürlük Hareketi ile tanışan Barış Annesi Sevda Bağcı, çocuğunun da mücadeleye katılmasının ardından mücadelede nasıl yer aldığını anlattı
Amed’in Farqin (Silvan) ilçesinde doğan Sevda Bağcı (55), küçük yaşlarından itibaren Kürt Özgürlük Hareketi ile tanışmış. Sevda Bağcı, Kürt Özgürlük Hareketini Newrozlarda bir grup gencin ilçe merkezinden tekerlek toplayıp dağlarda yakıp Newroz’u kutlamasıyla ve bu gençlere “Devrimciler” denilmesiyle tanıdığını ifade etti. Devrimci ve devrimcilerin ne olduğunu merak ettiğini kaydeden Sevda Bağcı, çok sonradan bunun Kürt Özgürlük Hareketi olduğunu anladığını söyledi.
‘Çocuklarımla yaşam mücadelesi verdik’
Sevda Bağcı 19 yaşında evlendirilerek, küçük yaşından itibaren yaşamın zorlu yönleriyle tanıştığını anlattı. Sevda Bağcı, “Beş tane çocuğum oldu. Küçük kızım 4 aylıkken eşim yaşamını yitirdi. Ben ve beş çocuğum tek kaldık. Çocuklarıma bakmam ve geçimimizi sağlamak zorundaydım. İlçeden Amed merkezine geldim. Burada yıllarca aşçılık yaparak hem geçimimi sağladım hem de çocuklarıma bakıp büyüttüm” dedi.
‘Çok yaşlarımda parti ile tanıştım’
Yaşamın zorlu koşullarının yanı sıra mücadelede de yer aldığını söyleyen Sevda Bağcı, “Ailem çok yurtseverdi. Ailemde çok fazla şehidimiz var. Bende çok genç yaşımdan itibaren parti ile tanıştım. Onlara devrimciler deniliyordu. Özellikle Newrozlarda dağlarda tekerlek yakıp kutlama yaptıklarında onlara devrimciler diyorlardı. Bende çok merak ediyordum devrimcinin ne anlama geldiğini. Sonradan öğrendim ki aslında devrimci dedikleri PKK’lilerdi. Ailemden gelen bir bilinç vardı ve bende ailem sayesinde öğrendim. Fakat Farqin’inin de bir siyasi kimliği var. Kimliğine, kültürüne ve partiye ne kadar yakın olduğu da biliniyor. Farqin’in de bana ve çocuklarıma kazandırdığı büyük bir bilinç var” şeklinde konuştu.

‘Jehat’ım adı gibiydi’
Kendi yaşamını çok anlatmayıp Kürt Özgürlük Hareketi mücadelesinde yaşamını yitiren çocuğunu anlatmak isteyen Sevda Bağcı’ya çocuğunun nasıl biri olduğunu sorduk. Sevda Bağcı, “Jehat’ım adı gibiydi. Adı gibi cesur ve cesaretliydi. Oda çok küçük yaşta parti ile tanıştı. Gençlik çalışmaları yürüttü. 2015 yılında yaşanan özyönetim sürecinden çok etkilendi. Önce burada çalışmalarını yürüttü ardından bir süre cezaevine girip çıktıktan sonra 2017 yılında katılım yaptı. Gittikten bir süre sonra bana bir telefon geldi beni arayan Jehat’tı bana, ‘Beni aramayın artık gelmeyeceğim. Haberin olsun diye aradım’ demesi üzerine beni özleyip özlemediğini sordum. Jehat, ‘Tüm Kürdistan analarını özledim ve seviyorum’ dedi. Aslında diyebilirim ki Jehat’ımda da büyür büyümez zaten yolunu belirlemişti” sözlerine yer verdi.
‘Kürtçeyi öğrenip gitti’
Oğlu özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirdikten sonra videosunu gördüğünü ve oğlunun çok değiştiğini söyleyen Sevda Bağcı, “Jehat’ım burada iken neredeyse hiç Kürtçe bilmezdi. Katılım yapmadan önce Kürtçe kursuna gitti, büyük bir azimle öğrenmeye çalıştı ve bana, ‘anne benim Kürtçe öğrenmem lazım’ deyip duruyordu. Tam öğrenemeden katılım yaptı. Demek ki gitmeden önce hazırlığını yapıyormuş. Videosunu gördüm bu kadar iyi Kürtçe konuşmasına çok şaşırdım. Orada tam Kürtçeyi öğrenmiş. Fiziksel olarak da çok değişmiş. Olgunlaşmıştı” dedi.
‘Kız çocuklarının saçını örmeyi severdi’
Jehat’ın kadın şiddeti konusunda, toplumda kadınlara karşı çok hassas olduğunu anlatan Sevda Bağcı ona dair bir anısını paylaştı. Sevda Bağcı, “Jehat’ım kadınlara karşı çok hassastı. Özellikle küçük kız çocuklarını çok severdi ve saçlarını örmeyi çok istiyordu. Oğlum bir gün Ofis’te bir durakta bekliyor. Durakta bir kadın bir de erkek var. Erkeğin kadını taciz ettiğini kadını rahatsız ettiğini görünce müdahale ediyor. Tartışma çıkınca polis alıp karakola götürüyor. Karakoldan çıkıp eve geldiğinde ne olduğunu sordum bana durumu anlattı. Kadınlara böyle yaklaşılmasına göz yumamadığını, kör sağır dilsizi oynayamadığını söyledi. Oğlum çok cesaretliydi hiçbir şekilde hiçbir durumda geri adım atmazdı. Bende cesaretimi oğlumdan aldım. Oğlumdan sonra bende mücadelenin bir parçası oldum. Barış Annelerinde yer aldım. Alanları tek bir gün olsun terk etmedim. Mücadelemde geri adım atmadım” ifadelerine yer verdi.

‘Başım dik’
Oğlunun kendisi için gitmediğini halkı için gittiğine vurgu yapan Sevda Bağcı, “Oğlumdan ötürü başım dik ve dik olmaya devam edecek. Bir mücadeleye katıldı ve mücadelesini devam ettirdi. Keşke şehit olmasaydı ama ne olursa olsun onunla gurur duyuyorum. Sadece oğlumla değil bu uğurda mücadele eden tüm çocuklarımızla gurur duyuyorum. Jehat sadece benim oğlum çocuğum değil. Tüm Kürt annelerinin Kürdistan’ın çocuğu oldu. Yürütülen bir süreç var bu süreçte şehadet haberini duydum. Bu saatten sonra artık şehitler olmasın çocuklarımız yaşamını yitirmesin diyorum. Barış olsun. Gençlerimiz yaşasın diye barış olsun anneler ağlamasın yürekleri yanmasın. Barış olana dek biz annelerde durmayacağız. Serok özgür olana dek, cezaevindeki arkadaşlarımız çıkana dek, çocuklarımıza kavuşana dek durmayacağız. Yolumuza, mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
