Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

İsyanımızla Direnişi, Direnişle Özgür ve Eşit Yaşamı Örüyoruz

Halide Türkoğlu Halide Türkoğlu
22 Şubat 2026
Yazı
0
İsyanımızla Direnişi, Direnişle Özgür ve Eşit Yaşamı Örüyoruz
0
SHARES
4
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

Biz kadınlar bu erkek egemen düzeni tanıyoruz. Savaşlara da bu savaşların cinsiyetçi yüzüne de isyan ediyoruz. Toplumsal barışın eşitlik ve özgürlük mücadelemizin teminatı olduğunu biliyoruz. Milliyetçiliğin, mezhepçiliğin, ırkçılığın kıskacında hayatlarımız, doğamız, dillerimiz, inançlarımız, bedenlerimiz hedefte. Bu yozlaşmış, savaştan ve sömürüden beslenen düzeni tüm farklılıklarıyla yan yana gelen kadınların ısrarlı direnişi durdurabilir elbet

8 Mart kadın direnişinin enternasyonal bir tarihi ve günüdür. Her yıl kadınların ortak hafızası ve mücadelesiyle hakikatini koruyor. 8 Mart 1857’de bir tekstil fabrikasında katledilen kadınların o katliam gününden bugüne uzanan eşitlik ve özgürlük mücadelesi dünyadaki her kadını birleştiriyor. Açlığa, yoksulluğa, sömürüye, savaşa, yok sayılmaya, doğa talanına, cinsiyetçiliğe isyan; kadınların özgür, eşit ve sosyalist bir yaşam mücadelesidir. Direniş mirasıyla geçmişi, inşa gücüyle şimdisi, demokratik değişimin umudu ve kararlılığıyla geleceğin tahayyülüdür kadınların mücadelesi.

Yine biliyoruz ki 1857’de katliamı yapan sermaye-devlet bugün aynı zihniyetin maskeli erkekleriyle rollerini sürdürmektedir. Kapitalist modernitenin sömürü düzeni tüm coğrafyalarda kadınları hedef almaktadır. Bitmeyen savaşlarda ısrar eden sistem, cinsiyetçiliği çarkların dönmesinde temel bir erkek egemen ittifak olarak örgütlemektedir. 21. yüzyılda kadınların hafızası bu kirli yüzün maskelerini düşüren bir mücadeledir.

Bu erkek egemen dünyanın kadınları ve çocukları nasıl hedef aldığını Epstein dosyalarıyla bir kez daha gördük. İstismarın, tecavüzün, insan ticaretinin, katliamın dosyası… Epstein davası sistemin içinde ne bir kusur ne de sadece münferit bir suçtur. Bu, bozuk ve yozlaşmış sistemin kendisidir. Erkek egemen düzenin katil, mafya, çete ve sömürü yüzünün sadece yer altında olmadığıdır. Yeryüzündeki gerçek sahibinin erkek-devlet-sermaye üçlüsünün kadın ve çocuklara yönelik istismar ve katliam düzeni olduğudur. “Bana bir şey olmaz.” diyen zihniyetin ve cezasızlık politikalarının günbegün nasıl işlediğinin; binlerce yıllık kastçı, katil erkeğin maskeleri, belgeleridir.

Biz kadınlar bu erkek egemen düzeni tanıyoruz. Savaşlara da bu savaşların cinsiyetçi yüzüne de isyan ediyoruz. Toplumsal barışın eşitlik ve özgürlük mücadelemizin teminatı olduğunu biliyoruz. Milliyetçiliğin, mezhepçiliğin, ırkçılığın kıskacında hayatlarımız, doğamız, dillerimiz, inançlarımız, bedenlerimiz hedefte. Bu yozlaşmış, savaştan ve sömürüden beslenen düzeni tüm farklılıklarıyla yan yana gelen kadınların ısrarlı direnişi durdurabilir elbet.

Bir tarafımızda yükselen kadınların öfkesi, direnişi ve başka bir dünya tahayyülü varken; diğer tarafımızda etrafımızı saran cinsiyetçiliğin karanlığı, kadın kırımı ve kadınların haysiyetini hedef alan politikalar, devletler, çeteler ve sermaye var. Eşitsizliğin şiddeti derinleştirdiği, cinsiyetçiliğin ırkçılığın ruhu olduğu bu dünya düzeninde elbette ki biz kadınlar ısrarla başka bir dünya inşa etmek istiyoruz. Savaşların içinde ve çeperinde yeni bir yaşamı örmeye çalışıyoruz. Devletlerin baskı kıskacında, emperyalist güçlerin karanlık gölgelerinin topraklarımızın üzerine düştüğü yerde ve erkekliğin yüceltildiği toplumun içinde isyanlarımızla yaşamlarımızı savunuyoruz.

Kadın mücadelesinin kalbi bugün Rojava’da atmaktadır. Rojava sadece Kürt halkının özgürlük mücadelesi değildir. Kürt kadınları şahsında Ortadoğu’da ve dünyada kadın özgürlük ve eşitlik mücadelesinin kadın devrimidir. Bu devrim mirasını dünya kadın mücadelesinden aldığı gibi, Kürt kadın mücadelesi evrensel değerleriyle inşa ettiği yeni yaşam modelini dünya kadın mücadelesine 21. yüzyılda kazandırmıştır. Suriye’de cihadist bir HTŞ’linin Kürt kadın savaşçının örgülü saçlarını kesip sosyal medyada servis etmesi kadınların enternasyonel dayanışmasının örgüsüne çarpmıştır. Bu 8 Mart’ta kadınlar örgülü saçların direnişi ve enternasyonel mücadelesiyle yürümektedir. İran’da saç telinin isyanı olan Mahsa Amini’nin mezarı başında büyüyen öfkenin dile geldiği “Jin, Jiyan, Azadî”nin tüm dünya kadınlarının ortak sesi ve felsefesi olması gibi.

Çünkü biz kadınlar biliyoruz ki direnişimiz yeni bir yaşamı örecektir. Türkiye’de “aile yılı” adı altında kadın düşmanı politikaları ve sistematik bir şekilde yürütülen özel savaş politikalarını teşhir ediyor, karşısında daha çok örgütlenerek yaşamlarımızı savunuyoruz. Her gün kadınların katledildiği, kaybettirildiği bir ülke kadınların ülkesi olamaz. Şüphesiz kadınların örgütlü mücadelesini birleştirmek demokratik bir ülkenin ve toplumun yolunu açacaktır. Kürt sorununun demokratik çözümünü erkek egemen iktidarların insafına bırakmamak için Sayın Öcalan’ın barış ve demokratik toplum çağrısı etrafında kadınların birleşik duruşu ve eylemi ortak geleceğin, demokratik ve özgür bir ülkenin inşasıdır.

Bu 8 Mart’a giderken biz kadınlar diyoruz ki:

“Emeğimizin sömürülmediği, ekmeğe ulaşmanın onurlu bir yaşam olduğu bir ülke istiyoruz.
Haklarımızın ve hayatlarımızın çalınmadığı, nefretin hedefi olmadığımız bir yaşam istiyoruz.
Toprağımızı, derelerimizi, ağaçlarımızı savaşın ve talanın vahşetine terk etmeyeceğiz. Barışın doğayı savunmak olduğunu, doğayı savunmanın yaşamı savunmak olduğunu biliyoruz.
Haklarımızın inkâr edilmesine karşı anadillerimizle, kimliklerimizle, inançlarımızla, tüm farklılıklarımızla birlikte varız.
Bu yüzden en yerelden özgürlüğün ve eşitliğin örüldüğü demokratik bir ülkeyi inşa etmek istiyoruz.
Bunun için mücadelemize gölge etmeyin; sizden başka bir ihsan istemiyoruz.”

İsyanımız kadar bu düzeni değiştirme gücüne sahibiz. Umudumuz mücadele tarihimiz, cesaretimiz ise bu düzeni bizden başka kimsenin değiştiremeyeceğidir. Biz kadınlar birbirimize inanıyor, birbirimizden güç alıyoruz. Bu 8 Mart’a giderken tüm dünya kadınlarının meydanlarda kalbi birbiri için atacak. Sözler, isyanlar kadınları birbirine bağlayacaktır.

Filistinli kadınlar ve Afganistan’da direnen kadınlar; Suriye’de rejimin kadın düşmanlığına karşı demokratik bir yaşamı örmek isteyen Alevi, Dürzi, Hristiyan, Süryani, Kürt ve Arap kadınlar; İran’da “Jin, Jiyan, Azadî” ruhuyla yaşamı geri almak isteyen kadınlar; Türkiye’de barış, eşitlik ve özgürlük için sokağa çıkan kadınlar bu 8 Mart’ta ortak geleceklerini birbiriyle dayanışarak örüyor. Ortadoğu’da yükselen kadın mücadelesini boğmak isteyen kapitalist güçlerin otoriter, muhafazakâr, cinsiyetçi rejimlerine karşı Latin Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Afrika’ya kadınlar bu sistemi ifşa ediyor. Enternasyonal mücadelemiz küresel erkek egemen ittifakların korkusu olmaya devam ediyor.

DEM Parti Kadın Meclisi olarak “İsyanımızla direnişi, direnişle özgür ve eşit yaşamı örüyoruz” şiarıyla gece gündüz sokaklardayız, mahallelerdeyiz, yürüyüşlerdeyiz. Çünkü biz bu düzeni değiştirmek istiyoruz. Tüm kadınlara çağrımızdır: Gelin, hep birlikte isyanımızı, direnişimizi meydanlarda özgür ve eşit bir yaşam için birleştirelim.

Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın birleşik kadın mücadelemiz!
Jin, Jiyan, Azadî

Etiketler: 8 Mart8 Mart 2026BarışFeminizmKadın DayanışmasıKadın MücadelesiKürt kadın mücadelesiKürt kadınlarSavaşSayı 156
Önceki İçerik

Anadilinde Eğitim: Çocuk Hakları Hukuku ve Demokratikleşme Meselesi

Sonraki İçerik

Berxwedana Zimanê Kurdî

Sonraki İçerik
Berxwedana Zimanê Kurdî

Berxwedana Zimanê Kurdî

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.