Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

Kadın Öncülüğünde Sokak Diplomasisi ve Barış

Sakine Esen Yılmaz Sakine Esen Yılmaz
15 Şubat 2026
Yazı
0
Uluslararası Hegemonal Komplo
0
SHARES
19
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

Müzakere sürecinde hileye başvurmak, karşı tarafı itibarsızlaştırarak güçsüzleştirmeye çalışmak ve mevcut statükoyu korumakta ısrar etmek kısa vadeli bir üstünlük hissi yaratabilir. Ancak bu, özünde bir “Pirus zaferi”nden başka bir anlam taşımaz. Çünkü gerçek çözüm, bir tarafın diğerini zayıflatmasıyla değil; karşılıklı tanıma, eşitlik ve adalet temelinde kurulabilir

Barış meselesi yalnızca silahların susması ya da geçici bir çatışmasızlık hâli değildir. Gerçek barış, savaşı ortaya çıkaran tarihsel, siyasal ve toplumsal nedenlerin kısmen ya da bütünüyle ortadan kaldırılmasını; en önemlisi de bu yönde gerçek bir iradenin ortaya konulmasını gerektirir. Aksi hâlde yaşanan şey yalnızca ertelenmiş bir çatışma olur.

Türkiye’nin son elli yılına damgasını vuran ve tarifsiz acılara yol açan Kürt sorunu, bugün yeniden bir çözüm imkânı etrafında tartışılmaktadır. İmralı’da Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmeler ve PKK’nin silah bırakmasıyla başlayan süreç, bu acıların son bulması ve yeni bir toplumsallığın inşa edilmesi açısından tarihsel bir fırsat niteliğindedir. Ancak bu sürecin gerçek bir barışa evrilebilmesi, tarafların mevcut konumlarını mutlaklaştırmadan inkâr siyasetini, milliyetçiliği ve şovenizmi geride bırakmalarına bağlıdır.

Kendi bulunduğu noktadan bir adım dahi geri atmadan müzakere masasına oturmak, savaşı doğuran nedenleri görmezden gelmek ve “eskide ısrar” etmek anlamına gelir. Bu yaklaşım, bugün yakalanan fırsatın bir kez daha heba edilmesi riskini barındırır. Böyle bir durumda sorun çözülmüş olmayacak, yalnızca önümüzdeki on yıllara ertelenecektir. Üstelik bilinen odur ki ertelenmiş her kriz, içinde yeni çatışma potansiyelleri taşır.

Müzakere sürecinde hileye başvurmak, karşı tarafı itibarsızlaştırarak güçsüzleştirmeye çalışmak ve mevcut statükoyu korumakta ısrar etmek kısa vadeli bir üstünlük hissi yaratabilir. Ancak bu, özünde bir “Pirus zaferi”nden başka bir anlam taşımaz. Çünkü gerçek çözüm, bir tarafın diğerini zayıflatmasıyla değil; karşılıklı tanıma, eşitlik ve adalet temelinde kurulabilir.

Eğer ortada samimi bir çözüm iradesi varsa, bu iradenin yalnızca kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerle sınırlı kalmaması gerekir. Sürecin toplumun her kesiminin katılım sağlayabileceği demokratik bir zemine taşınması elzemdir. Zira barış yalnızca pazarlık edilen bir süreç değil; aynı zamanda toplumsal olarak inşa edilmesi gereken bir durumdur. Bu noktada halk diplomasisi, yani sokağın demokratik gücü, sürecin manipüle edilmesini ve hileli hesapları boşa çıkarabilecek önemli bir potansiyele sahiptir.

Özellikle Kürt kadınların son elli yıllık savaş sürecindeki konumu bu bağlamda tarihsel bir önem taşımaktadır. Bu süreç boyunca Kürt kadınlara yönelik ağır hak ihlalleri yaşanmış; kadın bedeni, savaşın en çıplak ve en acımasız biçimde yürütüldüğü alanlardan biri hâline getirilmiştir. Ancak her saldırı, Kürt kadınları sindirmek yerine daha da güçlendirmiş, politikleştirmiş ve birer özne hâline getirmiştir.

Kürt kadınlar bundan 50 yıl önceki kadınlar değildir; kendi sözünü kuran, haklarını ve kazanımlarını savunan bir toplumsal irade hâline gelmiştir. “Yazmalarının ardında ağızlarını saklayan” değil, saçlarını örüp direnişin ve yaşamın tarafında duran bir politik duruş geliştirmişlerdir. Rojava’da ortaya çıkan kadın öncülüğündeki direniş, bunun somut örneklerinden biridir. Bu duruş yalnızca yerel değil, küresel ölçekte de bir etki yaratmış; dünyanın birçok yerinde Kürtlerin ve kadın hareketlerinin mobilize olmasını sağlamıştır.

Amerika’dan Avrupa’ya uzanan sokak diplomasisi ve bir başka deyişle kadın öncülüğündeki halk diplomasisi, askerî ve diplomatik gücü elinde bulunduran aktörlerin geri adım atmasını sağlayabilmiştir. Bu deneyim, özellikle kadınların örgütlü mücadelesinin barış süreçlerinde ne denli belirleyici olabileceğini göstermektedir.

Türkiye’de bugün yürütülen diyalog sürecinin gerçek bir barış sürecine dönüşebilmesi için de başta Kürt kadınlar olmak üzere kadınların geliştireceği halk diplomasisi kritik bir rol oynayacaktır. Çünkü kadınların barış mücadelesi yalnızca savaşın sonlanmasını değil; aynı zamanda yeni bir yaşamın, eşitliğe dayalı yeni bir toplumsal sözleşmenin kurulmasını hedefler.

Ne var ki Türkiye toplumu, yıllar boyunca beslenen milliyetçilik ve Kürt karşıtlığıyla zehirlenmiş, neredeyse Kürtlerin çektiği her acıdan zevk alan sadist bir toplumsal gerçeklik oluşturmuştur. Bu zihniyet dönüşmeden; eşitlik, özgürlük ve adalet temelinde yeni bir toplumsal sözleşme kurulmadan kalıcı bir barış mümkün olmayacaktır. Aksi hâlde yaşanacak olan en fazla geçici bir çatışmasızlık hâli olacaktır.

Gerçek barış yalnızca silahların susması değil; hakikatle yüzleşme, eşit yurttaşlık ilkesinin kabulü ve birlikte yaşam iradesinin toplumsal düzeyde kök salmasıdır. Bu da ancak demokratik katılımın genişletilmesi, başta kadınların bu sürecin asli öznesi hâline gelmesiyle mümkündür.

Barış bir sonuç değil, bir inşa sürecidir.

Etiketler: BarışDemokratik UlusDiplomasiKürt kadın mücadelesiMilliyetçilikMüzakereSavaşSayı 155
Önceki İçerik

Uluslararası Hegemonal Komplo

Sonraki İçerik

Tıpkı Bir Robot Gibi Yaşamak: Verimlilik Çılgınlığı Neden Bizi Mutsuz Ediyor?

Sonraki İçerik
15 Şubat’tan Rojava’ya

15 Şubat’tan Rojava’ya

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.