Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

Her Bedende Direniş, Her Tutamda Özgürlük

Başak Sarıdal Başak Sarıdal
25 Ocak 2026
Yazı
0
Her Bedende Direniş, Her Tutamda Özgürlük
0
SHARES
167
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

Ağır koşullar altında direnen Rojavalı kadınlar tarihin hakikatlerine yazılıyorlar. Bu saldırıları yapanlar iyi bilmeli ki bugün Rojava’da hedef alınan paradigma binbir emekle inşa edildi; elbette ki IŞİD artığı çetelere teslim edilmeyecek. Elbette ki çeteler karanlığın yüzü olarak kalacak; buna karşı coğrafyayı direnişleriyle aydınlatan kadınların ışığında boğulacaklar. Bunu yapanlar şunu da bilsin ki Rojava, nasıl karanlığı delip bugünlere geldiyse bundan sonra da kazanımlarını koruyup Ortadoğu ve dünyaya öncü ve model olma vasfını sürdürecektir

21.yüzyılda Ortadoğu, militarist güçler tarafından yeniden dizayn edilmeye çalışılırken Rojava kazanımı ve kadınların direnişi yine hedefte. Rojava’da HTŞ çeteleri tarafından katlardan atılan kadınların özgürlük ruhu binlerce kadına geçti; kesilen örülü saçın her tutamındaki mücadele bugün binlerce kadının saçlarına miras bırakıldı.

Yeni yüzyılın ilk yıllarında militarist güçler Ortadoğu’nun tüm zenginliklerini kendine hedef belirlemişken, bu hedefe giden yollardan birisi ise Kürt halkını iradesiz bırakıp yıllarca yaşadıkları topraklarını yeniden işgal etmektir. Bu işgaller bugün kendini Rojava’da gösteriyor. Rojava’nın demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmasını kırıp yerine cihatçı, militarist, tekçi politikalarla kapitalizmi diri tutmaktır. 6 Ocak’ta Eşrefiye ve Şêxmeqsûd mahallelerinde başlayıp geniş bir çemberde yürütülen imha ve tasfiye çabalarına rağmen Rojava’daki Kürt halkı Kobanê ruhuyla alanlarda direnmeye devam etmektedir.

IŞİD-HTŞ çetelerinin Rojavalı kadınları hedef alması elbette ki tesadüf değil; kadın kazanımlarına yönelmiş bir savaştır. Yıllardır kadınlar kendi coğrafyalarının her bir karışında emek, bağlılık ve mücadele vermiş ve Ortadoğu’da ulus-devlet çıkmazına karşı kadın özgürlükçü paradigmayı binbir emekle yaşatmışlardır. Rojava’da kadınlar, çetelerin bütün ezberlerini yıkıp paradigmayı ayakta tutmaya çalışıyorlar. Halk saflarında yer alıp yüzyıllık Kürt hakikatini yaşatan özgürlükçü kadınlar çeteler tarafından katledilip binalardan atılınca kendilerince başarı elde ettiklerini zanneden zihniyetin görmediği ise katledilen direnişçi kadınların ruhunun binlerce kadına çoktan geçtiğidir.

Uluslararası kamuoyunun sessizliğini unutmayan direniş mirasçıları alanlara akın ederek mücadeleyi büyütüyorlar; yine çetelerin kadınların örülü saçını kesip elinde sallaması aciz bir insanlığı gösteriyor. Lakin bunu hatırlatmak gerekir: o örgünün her tutamı özgürlük, her tutamı direniş, her tutamı emektir. İşte artık o mücadele, özgürlük ve emek şimdi binlerce kadının saçlarında uzuyor. Bakur’da 7’den 70’e kadınlar karlı sokaklarda, meydanlarda, sınırlarda saçlarını örerek militaristlere cevap oluyorlar. Tüm bu saldırıların dünyada yaygınlaşmış Jin, Jiyan, Azadî felsefesine karşı cephe almış militaristler tarafından yürütülmekte olduğunu kadınlar çok yaşadı ve bu cepheleri ezberlediler.

Kesilen su, elektrik, internet ve kuşatılan şehirler… Ağır koşullar altında direnen Rojavalı kadınlar tarihin hakikatine yazılıyorlar. Çünkü Rojava’ya yönelen saldırılar yalnızca bir coğrafyadan ibaret değildir; kadınları ve Kürt halkını iradesiz, topraksız, yurtsuz bırakmaktır. Bu saldırıları yapanlar iyi bilmeli ki bugün Rojava’da hedef alınan paradigma binbir emekle inşa edildi; elbette IŞİD artığı çetelere teslim edilmeyecek. Elbette çeteler karanlığın yüzü olarak kalacak; buna karşı coğrafyayı direnişleriyle aydınlatan kadınların ışığında boğulacaklar. Bunu yapanlar bunu da bilsin ki Rojava, nasıl karanlığı delip bugünlere geldiyse bundan sonra da kazanımlarını koruyup Ortadoğu ve dünyaya öncü ve model olma özelliğini koruyacaktır.

Önceki yüzyıllarda imha, tasfiye, inkâr ve soykırım pratiklerini devam ettirmek isteyen zihniyet karşısında tarihin hakikatlerini gösteren Rojava gerçekliği, Kürt halkının iradesini, varlığını ve mücadelesini militarist çetelerin yüzüne vuruyor.

İleriyi, hep ileriyi aydınlatarak direnen Rojavalı kadınların direniş ruhu tel örgüleri çoktan aşıp Suruç’u, Nusaybin’i, Avrupa’yı ve dünyayı aydınlatıyor. Kadınlar ve Kürt halkı bunu iyi biliyor ki günün sonunda kazanan savaşlar ve saldırılar değil; Kobanê pratiğinde olduğu gibi halkların onuru, direnişi ve mücadelesi olacak.

Etiketler: HTŞ ÇeteleriKadın MücadelesiKürt kadın mücadelesiKürt kadınlarOrtadoğuRojavaSavaşSayı 152
Önceki İçerik

Rojava’daki Kürt Direnişini Fanon’un Düşüncesiyle Okumak

Sonraki İçerik

Savaşın Panzehri Olarak Devlet-Toplum Müzakeresi: Demokratik Entegrasyon

Sonraki İçerik
Kastik Katilin Yapısal Krizine Karşı Örgütlü Kadın Mücadelesi

Savaşın Panzehri Olarak Devlet-Toplum Müzakeresi: Demokratik Entegrasyon

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.