Yazı
Yazı
Onur haftası kutlu olsun lubunya: “Hatırlıyorum, hatırlıyor musun?”
Hülya Osmanağaoğlu

AKP iktidarı klasik bir faşist yönelimle toplumu bir bütün olarak dönüştürmeye çalışırken, kendi doğası gereği LGBTİ+’ları görünmezleştirmeye yer altına itmeye çalışıyor. Tam da kadınların özgürleşme adımlarının önünü kesmek için boşanmayı zorlaştırma, evdeki erkek şiddetini meşrulaştırmaya çalışması gibi. Tam da bu nedenle evdeki erkekliği güçlendirmeye ve erkek şiddetini hukuki koruma şemsiyesi altına almak için önce İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekilmesi gibi. Kadınları ve LGBTİ+’ları önce aile içinde sindirmeyi ve susturmayı hedefliyor

Yazı
Orta Doğu ve Kuzey Afrikalı gençlerden tarihi bir adım
Bişenk Sara

Konferans, kapitalizm ve onun ideolojisi olan liberalizme karşı bir adımdı. Diğer bir ifade ile erkek egemen sisteme, doğa talanına, yaşam alanlarının talan edilmesine, toplumu “özgürlük” yanılsaması ve yalanı ile parçalayan, bireyselliği geliştiren, gençleri özünden ve yurtseverlik görevlerinden uzaklaştıran sisteme karşı gerçekleştirilen bir konferans oldu. Kadın kimliğini, inançları, dilleri ve ulusları görmezden gelen algı ve zihniyete karşı mücadelenin önemine dikkat çekildi. Yine ulus-devletin bölgedeki halkları, inançları karşı karşıya getiren, varlıklarını inkar eden; ortak, birlikte ve demokratik yaşamın önünde engel olan sistemine karşı demokratik ulus projesinin önemi dile getirildi. Çünkü halkların kendi kaderini tayin etme ve bölgenin tüm bileşenlerini korumayı esas alıyor bu proje. 

Yazı
‘Gül Teorisi’ni hatırlayalım
Hêlîn Ayhan

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın geliştirdiği ‘Gül Teorisi’ öz savunma mekanizmasına açıklık getiriyor. Doğadaki bütün canlılar tehlike altında olduğu zaman öz savunma pozisyonunu alır. Gül, kendini savunmak için nasıl dikenlerine gereksinim duyuyorsa, kadınında kendini savunabilmesi için öz savunma sistemine sahip olması gerekir

Yazı
Özel savaşın son aparatı: Kanıksama
Öznur Değer

2016 öncesi ve sonrası diye ikiye ayırabileceğimiz bu durum oldukça belirgin. Toplumun celladını kanıksamaya başlaması bir anda gelişmedi ancak atılan ince ve hesaplı adımlar sonucunda meydana gelerek yeni bir süreci oluşturdu. İnce ve hesaplı adımlarla yas sürecindeki toplum ile önce duygusal yakınlık kurulmaya başlandı. Bu yakınlık sonrasında toplumdan uzak olan yerleşim yerlerini yavaş yavaş toplumun içine kadar taşıdı. Yas ve travma sürecinde bu durumu irdelemeyecek olan toplum ile komşuluk ilişkisi kurmaya başladı egemen-sömüren sistem. Böylece kendini toplumdan biriymiş gibi göstererek, kendisine karşı doğacak bir toplumsal refleksin de önüne geçmiş oldu