“Ensenizi tutarak yürüyün, enseden vuruyorlar”
Eren Keskin

Siyasi iktidar sahiplerinin istediği erkeğin egemenliğindeki babanın hükümranlığındaki anne ve baba tarafından resmi ideolojinin çocuklara dayatıldığı kutsal bir aile yapısı. İşte bu nedenle bu aile yapısının bozulmasını istemiyorlar ve bu nedenledir ki kadınların büyük çabaları büyük emekleri büyük mücadeleleriyle elde ettikleri Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesinden imzalarını geri çektiler. Türkiye Cumhuriyeti devletinin cumhurbaşkanının, İstanbul sözleşmesinden imzasını çekmesinin ardında işte bu Hizbullah ve benzeri yapıların anlayışları yatmakta

Önceki Sayımızda Neler Vardı?

Yazı
Devletin ve yargının erkek kalkanı: Kadın cinayetleri ve eşitsizlik
Beritan Kalbişen

Kadınları erkek şiddetinden koruma ve kadın cinayetlerini azaltma amacı taşıyan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun da yeterince uygulanmamaktadır. Karakoldan adliye koridorlarına, adliye koridorlarından mahkemelere varana dek yargının isteksizliği, cinsiyetçi tutumları, koruma taleplerinin ciddiye alınmaması gibi bir yığın sorunla karşı karşıya kalan kadınlar gün geçtikçe adalete erişim mücadelesinden de yıldırılmak istenmektedir

Yazı
Kadınların kazanımları budanırken…
Diren Cevahir Şen

Patriyarka ile kapitalizm, birbirini etkileyen, seven, besleyen olgular. Bu iki olgu, otoriter rejimlerde tahmin edeceğimiz üzere varlıklarını pekiştirirler. İçinde yaşadığımız ülke için daha fazla ayrıntı vermeye gerek var mı? Otoriteryanist bir siyasi iktidarın, evveliyetle kadınları gözüne kestirmesi hiç akla gelmeyecek bir şey değil. Kadınların dünyayı değiştirme, dönüştürme gücü de tarihsel olarak ortada iken üstelik. Peki mesele bir soyadı mı? Tek mesele bir soyadı değil. Ama doğumla bize ait olan, hayatımızda bir eş olmadan önce de bizim kendi varlığımızı kanıtlayan, ifade eden bir tanımlama soyadı. Bu soruyu bize soran erkeklere yahut onları destekleyenlere şöyle bir soru sormanın nesi yanlış? Mesele bir soyadı değilse, sizin meseleniz ne? 

Yazı
İstanbul Sözleşmesi'nin çıkış noktası
Çiğdem Göksoy - Mimoza Kadın Derneği

Kürt kadın hareketi hem kimlik hem de cins mücadelesi verirken aynı zamanda feminist hareketlere hem teorik hem de pratik anlamda zenginlik katmıştır. Kürt kadın hareketinin kazanımları feminist hareketlerin daha kapsamlı, dirençli ve kapsayıcı olmasında etkili olmuştur

Yazı
Jin -Jiyan-Azadî renginde bir Sözleşme
Elif Tirenç İpek

Mücadele devam ederken cevabını tarihte aradığımız ve aslında bildiğimiz bu sorular mücadeleyi nereye evrilmek gerektiğine dair de önümüze yeni yollar açıyor. İçinden geçtiğimiz süreçte yaşadığımız temel duygu hali ise ‘ne yapsalar nafile’ olarak kendini belirliyor. Evet ne yapsalar nafile... Kadınlar tarihte bir yerlerde kadınlığın, yaşamın ve özgürlüğün tohumunu ekmiş ve güneşin tadına varmışken artık hiçbir güç ve sistem kadını “JIN – JIYAN – AZADİ” yaşam formu ve felsefesinden koparamaz

Yazı
Eril zihniyetin sistematik şiddetine karşı ‘Jin Jiyan Azadî’
Gülderen Varli

Kürdistan illerinde kadın cinayetleri ve kadın cinayetleri üzerinde devletin uyguladığı sömürge politikaları, Kürdistan’da devletin erkek aklıyla yürüttüğü özel savaş politikaları ile uzman çavuş, korucu ve polis şiddetini ve yaşanan cinayetlerde uygulanan cezasızlık politikalarını her açıdan ele almak gerekiyor. Kürdistan’da erkek şiddeti devletin bizzat bunu önlemekle görevli “güvenlik güçlerince” bilinçli işleniyor. Bunlarla beraber şiddet, taciz ve yaşam hak ihlallerine karşı Kürdistan’da “güvenlik güçlerine” açılan davalarda da ciddi artış gözlemlendiği de ortadadır

Yazı
Hayatın akışını ve değişimi durduramazsınız!
Oya Açan

Geleneklerin basıncını, mahalle baskısını aşıp karakola ulaşabilenlerin “beyindir yapar” tembihleriyle ev adlı işkencehanelere geri gönderilen, ömür boyu tecavüz ve aşağılanmayı reddederek buna bir son verme cesaretini gösteren, ölüm dahil her şeyi göze alarak boyun eğmeyen ve geleceğini kendi elleriyle kuracağı özgürlükte arayan kadınların ısrarı sürdükçe yasalar için uğraşılır, yasalar yapılır, yasalar değişir ama o yönelim değişmeden kaldıkça o yollar mücadeleyle yürünür. Ama SADECE yasalara bel bağlanmaz, bunu en çok kadınlar bilir

Yazı
‘90’lardan günümüze Hizbullah
Oya Açan

1993'te kurulan TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu’na ifade veren Batman Emniyet Müdürü Öztürk Şimşek “ne yazık ki, Hizbullah örgütü mensupları bir dönem askerlerden yardım gördüler. Buradaki bazı askeri birliklerde silahlı eğitim yaptılar, lojistik destek gördüler” diyecekti (abç). Emekli Koramiral Atilla Kıyat “1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler devlet politikasıydı” dedi. Daha fazla kaçınamayacakları -nedendir bilinmez- malumu ilan etti

Yazı
İslami demokrasi mi İslamcı şiddeti mi?
Hülya Osmanağaoğlu

İslamcı hareketin bu yükselişi üniversitelerde radikal İslamcıların yükselişi olarak kendini gösterdi. Hizbullah, İBDA-C gibi örgütler Müslüman Gençlik imzasıyla platform oluştururken özellikle sosyalist-devrimci öğrencilere saldırırken aralarındaki ideolojik ve örgütsel anlaşmazlıkları geri plana çekmiş görünüyorlardı. İstanbul’da güçlü oldukları üniversitelerde demokratik öğrenci hareketinin mücadele alanını daraltma girişimleri yoğunken, İstanbul Üniversitesi gibi güçsüz oldukları kampüslerde Fatih’ten aldıkları destekle gövde gösterisi yapıyorlardı. Dindar Kürt gençleri arasında örgütlenmek için üniversite içinde ilk yaptıkları eylemler arasında Halepçe anmaları olsa da KÖH gençliğinin örgütlenme gücü karşısında etkili olduklarını söylemek mümkün değil

Yazı
Katledilişinin 26. yılında Konca Kuriş: İslam’da zaman kimin için akar?
Şehide Zehra Keleş

Bu soruların ortak bir meydan okuması var: toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı reform. 20. Yüzyılda daha fazla tanıklık ettiğimiz sosyalist, feminist veya “görece” demokrat dindarların reform çabaları, dogmatist radikaller nezdinde yalnızca tahrifattan ibaret oldu. Tahrifat ise, bu gruplar için dine topyekun karşı olmaktan çok daha tehditkar bir eylem. Kısacası, Konca’nın soruları, bu soruları dindar bir kadın olarak sormakta ısrar etmesi sebebiyle çok daha tehlikeli hale geliyor: “Öncelikle Müslüman bir kadın olarak haklarımı istiyorum”. Çünkü bu ilkel teolojik düzeyde; Konca “aile”. Aynı soruları sorabilecek herhangi bir “seküler” feminist ise “ailenin dışında” ve belki de “cariye”. Dolayısıyla, “ümmet” içerisinde “aile” den gelen çatlak sesin yarattığı etki çok daha büyük oluyor

Derleme
Hizbullah
Rojin Akın

Toplumu korku ve şiddet yoluyla sindiren Hizbullah, hiçbir eylemini üstlenmemesine rağmen, cinayetleri işleme yöntemiyle imzasını bırakıyordu. Enseden vurma, domuz bağı, satır ve kadınların yüzüne kezzap atma örgütün kanlı imza bırakma yöntemleri arasındaydı. Kafaya naylon veya bidon geçirerek elektrik şoku verme, tırnak çekme, vücuda naylon damlatma ve asit kullanma gibi işkence yöntemlerini de kullandılar. İtirafçıların ve tanıkların beyanlarıyla, Hizbullah’ın öldürdüklerini gizlediği birçok toplu mezar bulunduğu gibi, kaçırdığı, domuz bağıyla bağlayarak işkenceyle öldürdüğü birçok ismi bazı evlerin (mezar evler) altına gömerek üzerlerine beton döktüğü ortaya çıktı
 

Röportaj
90’ların tanıklığı: Biz onları asit kuyularından biliriz
Beritan Canözer

Bugün Diyarbakır’da yaşanan saldırılar da 90’lardan bağımsız değildir. Özellikle kadınlara dönük saldırıları, giyim kuşam üzerinden yaptıkları baskı, o dönemki “çarşaf” dayatmalarını anımsatıyor. 1 ay içinde neredeyse 5 saldırı oldu kaçı tutuklandı? Hiç biri. Biz nasıl kendimizi güvende hissedebiliriz? İsmimi bile açık bir şekilde yayınlayamıyorum. Çünkü katliamla dolu tarihi olan bir oluşum bunlar. Onlara karşı can güvenliğimizi sağlayacak kimse yok. Ben şu an 36 yaşındayım ve hala sakallı birileriyle yolda karşılaşınca tedirgin olurum. Onların bizde yarattığı psikoloji bu. Ve maalesef bizi koruyan hiçbir sistem yok

Yazı
Gençlerin düşürüldüğü uyuşturucu batağı
Yüksel Mutlu

Madde bağımlılığı birden oluşan bir durum değil elbette, ağır ağır gelişen bir süreç ve bu süreçte ailelerin çok dikkatli olması gerekiyor birinci derecede bu çok önemli. Bir kere kullanmakla bir şey olmaz “ben bağımlı olmam” sadece bir kere denedim, merak ettim arkadaşım iç dedi bir şey olmaz… gibi gibi cümlelerle başlayan şey sonunda gençte kabul, ve bir olumsuz savunma geliştirir