Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

CHP – Mutlak Butlan

Yüksel Mutlu Yüksel Mutlu
31 Mayıs 2026
Yazı
0
CHP – Mutlak Butlan
0
SHARES
11
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

Bizim derdimiz devletin, toplumun demokratikleşmesi olurken bu yaşanan kabul edilemez antidemokratik bir durumdur. Zaten ortada bir hukuksuzluk varsa kimse güvende değildir. Toplumsal barışın sağlanabilmesi için ana muhalefet partisinin bütünlüklü olması önemlidir

CHP bugünlerde mutlak butlan kararıyla sarsılıyor. Mutlak butlan, bu son yaşananlarla düşünüldüğünde bugüne kadar görmediğimiz, yaşamadığımız, hatta birçok kişinin kavram olarak da yeni öğrendiği bir şey diyebiliriz. Arapça kökenli bir sözcük; “geçersizlik” anlamına gelmektedir. Türkiye siyaset tarihinde birçok siyasi parti açıldı, devlet tarafından kapatıldı fakat mutlak butlan kararıyla ilk kez karşılaşıyoruz.

CHP’ye uygulanan ve antidemokratik olan bu karar; ekonomik, siyasal, toplumsal etkileri dikkate alındığında sonuçları, yarattığı duygu itibarıyla hepimizi ilgilendiriyor. Ankara 36. Hukuk Dairesi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi yönünde bir karar aldı. Bu karar temel olarak bir partinin üye ve yöneticilerine, delegelerinin seçme ve seçilme hakkına, iradesine müdahaledir ve doğru değildir, demokratik hiç değildir. Bunu sadece CHP yönetiminin değişmesi meselesi olarak görmemek lazım. AKP hükümeti döneminin yargı kararlarının ne kadar taraflı olduğunu, hukuku hiçe sayan uygulamaları biliyoruz. Aslında bu yaşananlar, bu koşullarda sivil siyaset yapmanın bir kez daha ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Bu uygulamalar 1980 darbesinden sonra bile yaşanmamıştır. AKP hükümeti bununla Türkiye’de siyasal alanı yeniden dizayn etme çabasındadır; geçmişte bu hükümet benzer uygulamalar yapmıştı: kayyum uygulamaları, siyasetçilerin hapishanelere konulması gibi. Ortaya çıkan durum sadece CHP içi bir durum değildir.

Aslında bu yaşananların öncesi var; o da 2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarıyla başlayan bir süreç olarak hepimizin aklında dipdiri duruyor. O dönem Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Anayasaya aykırı ama dokunulmazlıklara evet diyeceğiz” sözü tarihe geçti ve ardından HDP’li siyasetçiler tutuklandı. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ hâlâ hapishanede tutuluyorlar. Kemal Kılıçdaroğlu, o gün bu karara evet demekle aslında bugünleri de hazırlamış oldu.

Mutlak butlan kararının bildirilmesinden sonra gazla, tazyikli suyla ve plastik mermilerle CHP Genel Merkezi’ne girilmesi kabul edilemez bir durumdur. Türkiye’nin ana muhalefet partisine bu türlü şiddetle yönelmek akıl dışı bir durum.

Mahkemenin bu kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu dönemindeki yönetimin görevi devralma ve göreve devam etme kararı var. Kararı tanımadıklarını ifade eden Özgür Özel, “Ben size iktidar gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanarak ama teslim olmamayı vadediyorum” dedi. İBB’nin tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu ise “Mücadelede kararlıyız” mesajı verdi.

Kemal Kılıçdaroğlu ise “İktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz” ve arınma mesajı verdi. Bu arada Özgür Özel, başka bir parti kurmayacaklarını ve kimsenin partisinden istifa etmemesi gerektiğini ifade etti.

Bu olanlara ve yaşananlara bakılırsa CHP, kongresini yapana kadar bu karışıklık sürecek gibi. Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’i destekleyenler olarak bölünürse ana muhalefet partisi güç kaybetmiş olacak. Zaten iktidarın da istediği bu değil mi; bölünmeleri ve güç kaybetmeleri. Eğer oturup müzakere ederlerse bu süreçten en az hasarla çıkabilirler ama eğer bu tarzla devam ederlerse işleri zor görünüyor.

AKP, mutlak butlan kararıyla CHP’nin içine müdahale ederek zayıflatıp belki de baskın bir erken seçim kararı alabilir. Muhalefetin zayıflaması iktidarın işine yarayacağı için, onlar birbiriyle uğraşırken bunun içinden sıyrılabilir; bu seçeneklerden biridir. İstediği, bir beş yılı daha garantilemektir; bütün çabalar, yönelimler bunun içindir.

Çünkü totaliter, demokratik olmayan rejimler sürekliliğini sağlayabilmek için azınlıklara, kendisi gibi olmayanlara, farklı inançlara, etnik gruplara müdahale ederler, ki Türkiye tarihinde de her hükümet döneminde bu sürdürülmüştür, bunu kendi iktidarını sürdürmek için sıradanlaştırır; öyle ki bir zaman sonra her gün işlenen sıradan bir kötülük hâline geldiğinde artık çok geç kalınmıştır. Bu, toplumda moralsizliğe neden olur. Biz ne yapsak da hiçbir şeyi değiştiremiyoruz duygusu oluşuyor. Mesela Kürt meselesinde barış ve demokratik toplum tartışmaları, görüşmeler, müzakereler yürütülürken bunların yapılıyor olması, toplumda çözüme dair bir umutsuzluk, hiçbir şeyin düzelmeyeceğine dair bir kanı, moralsizlik yaratıyor. Bugün toplumda bu duygu yoğunca yaşanıyor. İnsanlar “Yok canım, bunlar yaşanırken Kürt sorunu çözülmez” diye bakıyorlar. Siyasete olan güven azalıyor. AKP her şeyi yapabilir diye görüyor. Öcalan’ın bu konuyla ilgili olarak DEM Parti İmralı heyetine yaptığı açıklama her şeyi ifade ediyor: “Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir.” Yargı eliyle CHP’nin dizayn edilmeye çalışıldığı böyle bir dönemde ana muhalefetin adeta terbiye edilmeye çalışıldığı izlenimi veriyor. Hal böyle olunca demokrasinin olması ve bu topraklara yerleşmesi için verilen mücadele de sekteye uğratılıyor. Bugün toplumun herhangi bir kesimine yapılacak en ufak müdahale de bu demokrasi eksikliğinin derinleşmesine yol açmaktadır. Barış ve demokrasi mücadelesinin asıl amacı, toplumun bir bütün olarak eşit ve özgür temellerde bir arada yaşamasını sağlamak ve yaşanabilecek sorunların demokrasi temelinde çözülmesini hedeflemektir.

Çünkü biliyoruz ki hukuksuz bir uygulama demokrasi getirmez. Aksine toplumda ayrışma ve umutsuzluk yaratır. Türkiye halkları buna rıza göstermiyor. Bizim derdimiz devletin ve toplumun demokratikleşmesi olurken bu yaşanan kabul edilemez, antidemokratik bir durumdur. Zaten ortada bir hukuksuzluk varsa kimse güvende değildir. Toplumsal barışın sağlanabilmesi için ana muhalefet partisinin bütünlüklü olması önemlidir. Bu yüzden de CHP’nin bu süreçten olgunlukla, bütünlüğünü sağlayarak çıkması gerekir. CHP yöneticilerinin iki kesimin de masada oturup müzakere edip hızlıca mutlak butlan durumundan kurtulmaları için anlaşıp kongreye gitmeleri en doğrusu.

Hepimizin beklentisi Barış ve Demokrasi sürecinin hızlı bir şekilde ilerlemesi; zaten yeteri kadar zaman kaybedildi. Bir an önce yasal zeminin oluşturulması ve güçlü bir muhalefet ve sorunlarını çözmüş bir CHP. Çünkü CHP, Kürt sorununun çözümüne destek verirse önümüzdeki dönem daha güçlü muhalefet yapabilir; aksi takdirde kendi içine kapanmış, iç sorunlarıyla uğraşan, küçülmüş, topluma umut vermeyen CHP olarak kalabilir. Bunun aşılması ve sürecin bir bütün olarak değerlendirilip çözüm odaklı gidilmesi hepimiz açısından son derece mühimdir.

Etiketler: 1980 DarbesiBilgi ÜniversitesiCHPDemokrasiKemal KılıçdaroğluMutlak ButlanÖzgür ÖzelSayı 170
Önceki İçerik

Gezinin Ruhu Üzerimizde Dolaşıyor

Sonraki İçerik

Hafızayı Diri Tutanların Adıdır Cumartesi Anneleri/İnsanları

Sonraki İçerik
Hafızayı Diri Tutanların Adıdır Cumartesi Anneleri/İnsanları

Hafızayı Diri Tutanların Adıdır Cumartesi Anneleri/İnsanları

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.