Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

Anadilinde Eğitim: Çocuk Hakları Hukuku ve Demokratikleşme Meselesi

Sema Aktaş Sema Aktaş
22 Şubat 2026
Yazı
0
Anadilinde Eğitim: Çocuk Hakları Hukuku ve Demokratikleşme Meselesi
0
SHARES
0
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

Anadilinde eğitimden mahrum bırakılan çocuklar, eğitim öğretime 3-0 geride başlamış olurlar. Ortaya çıkan eşitsizliğin somut sonuçları ise okula başlandığında öğretmenin söylediklerini anlamamaktan kaynaklı yetersizlik ve evindeki dili okulunda konuşamamanın verdiği kültürel değersizlik hissinin yaşanmasıdır. Kendini anadilinde ifade edemeyen çocuklarda kültürel aidiyetin oluşamamasıyla birlikte uyum sorunları ve akademik başarısızlık ortaya çıkmaktadır

Bir çocuk, annesinden öğrendiği masalları, ninnileri belleğinde taşıyarak okula başlar. İşte o bellek, çocuğun içine doğduğu kültürü; çocuğun anadilidir. Ve anadili, dünyayla kurduğu ilk bağ, ilk köprüdür. Ancak anadilinden yoksun eğitim almak zorunda kalan çocuklar, okul kapısından içeri adım attığında o köprüyü bırakmak zorunda kalır. Soruları içe gömülür, dersin adı sessizlik olur.

Anadilinde eğitim bir talep mi yoksa devredilemez bir hak mı?

Uluslararası hukuk açısından bu sorunun yanıtı nettir. Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocuğun kültürel kimliğinin, dilinin ve aidiyetinin korunmasını güvence altına alır (m. 29 ve m. 30). Aynı şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı, eğitim hakkının ayrımcılık yasağı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Her çocuk kendisi olarak var olma hakkına sahiptir. Diliyle, kimliğiyle, belleğiyle…

Eğitim hakkı yalnızca okula kaydolabilme değil; eşit ve etkili erişim anlamına gelir. Bu çerçevede anadilinde eğitim meselesi, pedagojik bir tercih ya da kültürel bir ayrıcalık değil; eşitlik ilkesinin zorunlu sonucudur, devredilemez bir haktır.

Türkiye’de eğitim sistemi tek dil üzerinden yapılandırılmıştır. Biçimsel olarak herkes için “eşit” görünen bu model, fiiliyatta anadili farklı olan çocuklar açısından eşitsizlik üretmektedir.

Hukukta eşitlik, farklı durumda olanlara aynı muameleyi yapmak değil; dezavantajı ortadan kaldıracak düzenlemeleri hayata geçirmektir. Anadili farklı olan bir çocuğun, anlamadığı bir dilde eğitime başlaması, daha ilk günden dezavantajlı konuma itilmesi demektir. Bu durumu yaşayan binlerce çocuğun anlattıklarına dayanarak yaşanan zorlukları açıkça ifade etmek gerekir. Okulun ilk günü temel ihtiyacını eğitim dilinde ifade edemediği için sınıf ortamında sorunlar yaşanması, kendini ifade edemeyen çocukların; eğitim dilini öğrenme sürecinde öğretmeni (anadilinde eğitimin temel insani bir hak olduğu düşüncesinden uzak bir eğitimci) tarafından küçümseyici söylem ve davranışlara maruz kalması, öğretmenlerin okulda ve okul çıkışı evlerinde anadillerinde konuşmayı yasaklamasıyla çocuğun evinde annesiyle konuşurken rahatsızlık duyması (ki bu rahatsızlık güven duygusunu zedeler, ev ile okul arasındaki hiyerarşiyi içten içe hissetmesine sebep olur), eğitim dilini okulun ilk senesinde yapısal olarak öğrense bile anlamsal kavrayışın sonraki yıllarda gerçekleşmesi sonucu akademik başarının düşük olması, ölçme ve değerlendirme işlemleri sonucunda bu çocukların öğretmenlerce algı yetersizliği gibi sıfatlarla tanımlanması ve gereken ilginin gösterilmemesiyle gözden çıkarılmış olmaları, öte yandan okulda yaşadığı bu olumsuzluklardan dolayı okula gitmek istemediği için aile büyükleri tarafından okula zorla gönderilmesi gibi birçok olumsuz olay yaşanmıştır.

Anadilinde eğitimden mahrum bırakılan çocuklar, eğitim öğretime 3-0 geride başlamış olurlar. Ortaya çıkan eşitsizliğin somut sonuçları ise okula başlandığında öğretmenin söylediklerini anlamamaktan kaynaklı yetersizlik ve evindeki dili okulunda konuşamamanın verdiği kültürel değersizlik hissinin yaşanmasıdır. Kendini anadilinde ifade edemeyen çocuklarda kültürel aidiyetin oluşamamasıyla birlikte uyum sorunları ve akademik başarısızlık ortaya çıkmaktadır. Anadilinde konuştuğu için ya da eğitim dilinde konuşurken aksanından dolayı akran zorbalığına hatta ötekileştirilmeye maruz kalan çocuk; içe kapanma, artan kaygı ve okula gitmekte zorlanma ile birlikte yaşadığı bu sorunlar görmezden gelinen çocuk, okul terkine başlamaktadır. Bu tablo yalnızca pedagojik olarak ele alınmamalıdır. Yapısal bir hak ihlalinin de göstergesidir.

Kültürel Haklar ve Kolektif Boyut

Anadilinde eğitim, aynı zamanda kolektif bir kültürel haktır. Dilin kamusal eğitim alanından dışlanması, kültürel varlığın da sınırlandırılması anlamına gelir. Ev içinde yaşayan dilin okulda bastırılması, kamusal alan ile özel alan arasında hiyerarşik bir ayrım üretir.

Uluslararası hukukta azınlık hakları ve kültürel haklar, devletlerin pozitif yükümlülüklerini içerir. Yani devlet yalnızca yasaklamamakla değil; dilin korunması ve geliştirilmesi için aktif politika üretmekle yükümlüdür. Anadilinde eğitimin yokluğu, bu pozitif yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir.

Demokratik, barışçıl ve çoğulcu bir toplumun temeli, özgür ve çoğulcu bir eğitim sistemidir. Bu ülkenin çocukları; Türk, Kürt, Arap, Laz, Ermeni, Süryani ya da başka kimliklerden olabilir. Her biri bu ülkenin eşit yurttaşlarıdır. Hiçbir çocuk kimliğinden, dilinden, kültüründen dolayı ötekileştirilemez. Demokratik toplumlarda dil çeşitliliği tehdit değil; zenginlik olarak kabul edilir. Anadilinde eğitimin tanınması, kimlik temelli çatışmaların çözümünde de önemli bir adımdır. Çocukların anadillerini kamusal alanda kullanabilmesi, çoğulcu yurttaşlık anlayışının gereğidir. Anadili tanınmayan bir çocuk için eğitim hakkı eksik kalır. Bu nedenle anadilinde eğitim hukuki, anayasal ve demokratik bir zorunluluktur.

Etiketler: Anadilinde EğitimÇocuk haklarıÇocuk hakları sözleşmesiEğitim HakkıSayı 156
Önceki İçerik

Anadilinde Eğitim

Sonraki İçerik

İsyanımızla Direnişi, Direnişle Özgür ve Eşit Yaşamı Örüyoruz

Sonraki İçerik
Berxwedana Zimanê Kurdî

Berxwedana Zimanê Kurdî

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.