Kadınların ideolojik ve düşünsel olarak gelişen bilinçle kendi örgütlenme mekanizmalarını kurmaları ve politik olarak daha aktif hale gelmeleri, kadın yoldaşlığının kurumsallaşmasını getirmiştir
Günümüzde toplumun yaşadığı sorunlara çözüm yolları aranırken en çok tartışılan konuların başında yeni ilişkilenme tarzı ve bunun zihniyetinin nasıl inşa edileceği, nereden başlanacağı geliyor. Özellikle kadına yaklaşımın, kadının kadına yaklaşımının, bir diğer tanımlamayla yoldaşlığın tarihsel süreçte ters yüz edildiği göz önünde bulundurulacak olursa “nereden başlanmalıya” verilecek cevap da anlaşılır oluyor.
Bunun için de önce tarihe kısa bir yolculuk yapmakta fayda var. İnsanlık tarihi boyunca kadınlar, yalnızca biyolojik rollerinin ötesinde, toplumsal yapının şekillenmesinde kritik bir rol üstlendi. Doğal toplumda kadınların üretim, yönetim ve kültürel aktarım süreçlerinde etkin bir yer aldığı arkeolojik araştırmalardan, bilimsel tespitlerden ortaya çıkmış durumda. Bu süreçte kadınlar arasındaki ilişkiler ya da yoldaşlık ilişkileri, dayanışmayı, bilgiyi paylaşmayı ve ortak mücadeleyi temsil eden temel bir yaklaşım olarak görülüyor.
Eril zihniyet yoldaşlığı zayıflatır
Ancak tarihsel süreç içerisinde toplumsal yapının değişmesiyle birlikte kadın yoldaşlığı da farklı evrelerden geçer. Özellikle erkek egemen sistem ve eril düşünce formunun güç kazanmasıyla kadınlar arasındaki dayanışma zayıflatılmaya çalışıldı. Fakat tarihsel süreç içerisindeki özgürlük mücadeleleri bu bağı yeniden güçlendirmenin yol ve yöntemini hep diri tutmaya çalıştı.
Evet antropolojik çalışmalar, arkeolojik çalışma ve araştırmalar doğal toplumda kadınların besin üretimi, çocuk bakımı ve topluluk içi organizasyonlarda esas bir rol oynadığını gösterir. Kadınlar, birbirleriyle kurdukları güçlü ilişkiler sayesinde hem bilgi aktarımında hem de topluluk içi ortaklaşmanın, dayanışmanın sağlanmasında önemli görevler üstlenir.
Günlük iş bölümü ile sınırlı değil
Bu dönemde kadın yoldaşlığı diye ele alabileceğimiz ilişkilenme tarzı, günlük iş bölümüyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda ritüeller, doğum, hastalık ve ölüm gibi topluluk içi süreçlerde de belirleyicidir. Ara soylu ya da eşitlikçi yapının baskın olduğu bu topluluklarda, kadınlar arası dayanışma toplumsal dengeyi sağlayan temel unsurlardan biri olarak öne çıkar.
Zamanla tarıma dayalı yerleşik hayata geçişle birlikte, mülkiyet ilişkileri ve sınıfsal farklılıkların ortaya çıkışı kadınların toplumsal konumunu zayıflatmış ve erkek egemen yapının güçlenmesine neden olmuştur. Kadınlar üzerindeki denetim artarken, kadın yoldaşlığı da bu yeni toplumsal yapı içinde çeşitli engellerle karşılaşır.
Kürt kadınların mücadelesi
Biraz daha günümüze, güncele gelirsek… Güçlü yoldaşlık bağını kurma, geliştirme ve bunu yeniden toplumsal ilişki biçimine dönüştürme önündeki engelleri aşma mücadelesi içerisinde Kürt kadınların mücadelesi ve geliştirdiği yoldaşlık önemli bir yerde duruyor. Tarihin derinliklerinden süzülen tüm birikimleri kendi içerisinde bütünleştirerek ete kemiğe büründürmüştür. Bu da özgürlük mücadelesi içerisinde gelişmiş, görünür kılınmış ve tüm kadınlara ve topluma ilham kaynağı haline gelmiştir. Kadınların ideolojik ve düşünsel olarak gelişen bilinçle kendi örgütlenme mekanizmalarını kurmaları ve politik olarak daha aktif hale gelmeleri, kadın yoldaşlığının kurumsallaşmasını getirmiştir.
İdeolojik temelde bir ilişkilenme
Bu gelişim kuşkusuz bir anda ya da kendiliğinden ortaya çıkmadı. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kadın özgürlüğünü esas alan yaklaşımı ile ortaya çıktı. İdeolojik temeller üzerine inşa edilen kadın yoldaşlığı; kadının yaşamla, yaşamın da özgürlükle bağı kurularak inşa edildi ve geliştirildi. Bugün dünyanın her yerindeki kadınların dilinde dolaşan “Jin Jiyan Azadî” sloganı ile de küresel çapta ete kemiğe bürünmüş durumda. Bu slogan kadınların birbiri ile kurduğu yoldaşlığı bireysel dayanışmadan çıkarıp aynı zamanda toplumsal bir dönüşümü de ortaya çıkarmış durumda.
Bilinç, örgütlü mücadele, özgürlük ilkesi
Çünkü bu yoldaşlık kolektif bir bilinç, örgütlü mücadele, eşitlik, özgürlük arayışı ve toplumsal dönüşümü hedefine koyan ilkeler etrafında gelişti, şekillendi. Dolayısı ile eğitimden, sosyal yaşama, toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar kadınların birlikte bilinçlenmesi, örgütlenmesi, bireysel özgürlükle kolektif özgürleşmeyi bir araya getiren bir modeli ve yeni ilişkilenme biçimini inşa etti.
Küresel boyutta bir ekti
Bunun sonucunda da ortaya çıkan yoldaşlık bağı, sadece Kürt kadınlarla ya da Kürt toplumu ile sınırlı kalmayarak uluslararası alanda kadın hareketleriyle de güçlü bağlar oluşturdu, oluşturuyor. Kadın yoldaşlığı, farklı coğrafyalardaki kadın hareketleriyle dayanışma ilişkileri kurarak küresel bir boyuta taşındı, etkisini gösterdi ve göstermeye devam ediyor.
Kendisi olmaktan toplumsallığa ve küreselliğe yol alış
Son tahlilde kadın yoldaşlığı, tarihsel olarak doğal toplumda güçlü bir dayanışma biçimi olarak var olmuş, ancak erkek egemen sistemin saldırıları sonucu çeşitli dönüşümler geçirmiştir. Bir zayıflamayı yaşamıştır. Ancak günümüzde Kürt kadın hareketinin perspektifi ile yeniden kendisini inşa etmede önemli bir gelişim sağlamış, kendisi olmuş Kürt kadınların tanımlamasıyla “xwebûn” olmuş, özünü bulmuş ve küresel kadın yoldaşlığına evrilmiştir. Yani kendisi olmaktan toplumsallaşmaya oradan küreselliği uzanan bir çizgiye dönüşmüş durumda.