Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast
No Result
View All Result
Jin Dergi
No Result
View All Result

Newroz, Kadın ve Ulusal Birlik

Mülkiye Birtane Mülkiye Birtane
22 Mart 2026
Yazı
0
Newroz, Kadın ve Ulusal Birlik
0
SHARES
1
VIEWS
Facebook İle PaylaşTwitter İle Paylaş

2026 Newroz’u birlik, barış ve demokratik çözüm tartışmalarının yanı sıra Ortadoğu ve Kürdistan’da yaşanan savaşlar açısından önceki yıllara göre daha kritik bir dönemde gerçekleşmektedir. Bu Newroz, her türlü baskı ve savaş politikalarına karşı özgürlük talebinin yükseltildiği bir iradenin ifadesi olarak “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratik” ve “Özgürlük ve Demokrasi Newroz’u” şiarıyla kutlanmaktadır

Ortadoğu hegemonik güçler tarafından yeniden şekillendirilmek istenirken, bu coğrafyada yaşayan halklar ve inanç grupları da büyük umutlarla özgür bir gelecek için Newroz’u karşılamaktadırlar. Kürt kadınlar da 2026 Newrozu’nu tıpkı 8 Mart’ta olduğu gibi yıllardır vermiş oldukları eşitlik ve özgürlük mücadelesi ruhuyla kutluyorlar.

Newroz, bin yıllar önce zalim Dehhak’a karşı zafer kazanan Demirci Kawa’nın direnişinden, yirminci yüzyılın sonlarına doğru aynı direnişle despotik rejime karşı koyan çağdaş Kawa “Mazlum Doğan’ın” ve ardılları Zekiye Alkan, Rahşan Demirel, Sema Yüce ve Avrupa’da Ronahî ile Bêrîvan’ın eylemleriyle Kürt halkına bırakılan mirasla bugüne taşınmıştır. Zalime karşı başkaldırıyı, özgürlüğü, direnişi ve küllerinden yeniden doğuşu simgeleyen bu tarihî gün, zaman içerisinde bir kültürel ve siyasi bayrama dönüşmüştür. Artık politik bir direniş ritüeli ve diriliş günü olarak kabul edilen Newroz, aynı zamanda barış, kardeşlik ve toplumsal birlikteliği de ifade etmektedir. Newroz’da yakılan kutsal ateşin sıcaklığı, aydınlığı ve etrafında toplanma durumu; paylaşımı, ortaklaşmayı ve “birliği” sembolize etmektedir.

2026 Newroz’u birlik, barış ve demokratik çözüm tartışmalarının yanı sıra Ortadoğu ve Kürdistan’da yaşanan savaşlar açısından önceki yıllara göre daha kritik bir dönemde gerçekleşmektedir. Bu Newroz, her türlü baskı ve savaş politikalarına karşı özgürlük talebinin yükseltildiği bir iradenin ifadesi olarak “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratik” ve “Özgürlük ve Demokrasi Newroz’u” şiarıyla kutlanmaktadır. Böylece özgürlük ve eşitlik ruhuyla, barış ve birlik talebinin yükseltilmesiyle günümüzdeki anlamını bulacak olan Newroz, Kürt kadınların öncülüğünde Kürtlerin demokratik birliğine olan inancı da güçlendirecektir.

Bu kritik kaos ortamında Kürtlerin coğrafyasını bölen egemenlere karşı, araya konulan sınırları verdikleri ağır bedel ve mücadeleleriyle anlamsızlaştıran Kürt halkı, aslında tabanda ulusal birliğini oluşturmanın zeminini hazırlamıştır. Bunu gerçekleştiremeyen siyasi yapılar artık bu gerçekliğe göre davranmak zorundadır. Tam da bu noktada Kadın Özgürlük Hareketi, Kürt ulusal birliği çalışmalarında kadının özgür iradesinin belirleyici olduğuna inanarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Kürdistan’ı yüz yıl önce Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında paylaştıran hegemonik güçler bugün yine hedeflerinin merkezine alarak saldırı ve savaş alanına çevirmişlerdir. Önce Irak ve Suriye, şimdi de İran’a müdahale edilmektedir. Dünyaya barış getirme adına her yeri savaş alanına çeviren ABD’nin küresel hâkimiyet hevesi planından tek tek nasibini alan ulus devletler olurken, ne yazık ki Ortadoğu’da en çok Kürdistan etkilenmektedir. Bu planda ortaya çıkan sonuçlarla ulus devletlerin artık bir garantilerinin olmadığı gerçeği ispatlanmış olup, insanlara kan ve yıkımdan başka bir şey getirmediği görülmüştür. Uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bu savaşlara karşı ancak Abdullah Öcalan’ın sunduğu gerçek anlamdaki bir demokratik sistemin durabileceği kaçınılmazdır. Bu yüzden ne hegemonik ne de despotik yönetimlerin insanlara huzur ve rahatlık vereceğini söylemek mümkündür. ABD’nin demokrasi getireceğim dediği tüm ülkeler kaos batağına saplanmış olarak sorunlarla boğuşmaktadır.

Tüm halkların statü sahibi olduğu Ortadoğu coğrafyasının en kalabalık ve kadim halkı olan Kürtlerin statüsüz bırakılması ve yok sayılmasının bölgeye huzur ve istikrar getirmeyeceği de açıktır. Bu nedenle huzur ve barışın hayat bulması ancak demokratik ve özgür bir yaşamın sağlanması, Kürt sorununun demokratik çerçevede çözülmesi ve kalıcı bir statüye kavuşmasıyla mümkün olacaktır.

Paylaşım savaşından sonra sadece toprak değil, Kürdistan halkları, özellikle de Kürt halkının aralarında oluşturulan suni sınırlarla aileler, akrabalar, aşiretler; bir bütün olarak toplum parçalanmıştır. Her türlü baskı ve güvenlik önlemleriyle birçok halk ve inanç grupları yok olurken, güçlü bir dil ve kültür yapısına sahip olan ve kendilerini korumayı başaran tek halk Kürtler olmuştur. Ancak önlem alınmadığı takdirde diğer halkların yaşadığı sonla karşı karşıya kalma tehlikesi de devam etmektedir. Bu tehlikenin önüne geçmek için tek çarenin Kürtler arası “birlik” olduğu her kesim tarafından kabul edilmektedir.

Bu konu geçmişten günümüze tüm Kürdî kesimlerin gündeminde yerini korumuş ve defalarca da girişim ve çabalar olmasına rağmen bir türlü gerçekleşememiştir. Ancak çeşitli nedenlerden kaynaklı kesintiye uğrayan bu çalışma, son süreçte gelişen tehlikelere karşı “Kürt Birliği” veya “Ulusal Birlik” söylemlerini yeniden günlük yaşamda kullanılır hâle getirmiştir. Bir türlü gerçekleşmeyen bu birlik, Rojava’daki ve Rojhilat’taki ittifaklarla somut bir hâl almış ve geleceğe yönelik umutları artırmıştır. Böylece tek bir gündem olan Ulusal Birlik etrafında bir araya gelen Kürtler, bölgede hegemonik güçlerin ve egemen ulus-devletlerin politikalarını boşa çıkarmıştır. Bakûr siyasetinin de en kısa zamanda ilkeli bir ittifak oluşturması ertelenemez bir zorunluluktur. Ayrıca Kürt halkının temel arzusu, Başûr’da var olan statünün ve Rojava’daki kazanımların korunmasıdır. Bu kadar fazla yönelimin olduğu bu son paylaşım sürecinde söylem ve temenninin yetmeyeceği de bilinmelidir. Asıl önemli olan şey, ortak bir tutumla tüm Kürtler adına uluslararası platformlarda söz söyleyecek bir kurumsallaşmanın olmasıdır. Yani “Ulusal Birlik Kongresi”nin toplanması bir zorunluluktur.

Peki bu birlik neden yıllardır gerçekleştirilemiyor?

Ulusal birliğe ulaşmada birden fazla parti ve örgüt yan yana geldiğinde farklı program ve düşüncelerin olması son derece doğaldır. Bu farklılıklar çatışmanın ve ayrışmanın değil, demokrasi kültürünün de temel taşıdır. Kürtlerin demokratik birlik ve beraberliği, bu farklı program ve düşünceleri kabul eden ilkeler temelinde ortaklaşmanın ve kolektif hareket etmelerinin önünü de açacaktır. Kürt sorununun çözümü noktasında en önemli ihtiyaçlardan biri bu ortaklaşmadır. Şimdiye kadar yapılmayanlardan biri de budur. Kürt parti ve örgütlerinin birbirleri ile olan ilkeli birliği, Kürt halkının diğer halklara karşı olmadığını, kendi taleplerini yüksek sesle aleni olarak dile getirdiklerini açıkladıkları bir platforma dönüşür.

Ayrıca diğer halklar gibi kendi kaderini tayin hakkı, statü talebi ve en doğal haklarının demokratik çerçevede anayasal güvence altına alınmasının talep edildiği de kendini göstermiş olacaktır. Kürtler arası barış ve birlik olduğunda bunun doğal etkisi yaşadıkları ülkelerdeki diğer halklar üzerinde de olacak ve onların da demokratik mücadelelerine yansıyacaktır. Kürtlerin tüm meşru sosyal ve siyasal mücadele alanları demokratik zeminde gerçekleştiğinde Kürt sorununun nasıl çözüleceği değişik platformlarda tartışılacak ve çözüm yolları zenginleşecektir. Yine egemenler açısından duruma baktığımızda, şimdiye kadar onların işlerine yarayan ve çözümsüzlükte ısrar etmelerini sağlayan en önemli etken, her ülkedeki Kürtlerin kendi aralarında ve diğer ülkelerdeki Kürtlerle aralarındaki birliği oluşturamamalarıdır. Bu yüzden eğer Kürtler çözüm ve statü istiyorlarsa öncelikli olarak kendi aralarındaki sorunları tüketip ulusal birlik bilinci ile iç barışlarını gerçekleştirmelidirler. Böylece dış güçler zorunlu olarak Kürt sorununu çözmeye yanaşacaklardır.

Kürtler arası bu birliğin önündeki bir diğer engel de erkek egemen siyaset ve bakış açısıyla yaklaşılmasıdır. Her parti ve örgüt kendi ideolojisini ulusal taleplerin üstünde gördüğü için sorun çözülememektedir. Bunun aşılması ancak kadınların öncülüğüyle mümkün olabilecektir. Bu nedenle Ortadoğu’nun ve hatta tüm dünyanın en örgütlü kadın yapısına sahip olan Kürt kadınlar ulusal birlik için sürekli bir çaba içerisinde olmuştur. Bu örgütlülükle Kürt kadınlar geçmişte iki kez tüm parçalardaki kadınlarla birlikte Ulusal Kürt Kadın Konferansları düzenlemiştir. Ayrıca bölgedeki son gelişmelerle birlikte en hızlı şekilde örgütlenen her parçadaki ve diasporadaki kadın yapıları kendi aralarında toplantılar gerçekleştirmiş olup üçüncü konferansın da en kısa zamanda yapılması için çalışmalar başlatılmıştır. Bu konferanslarla Kürt kadınlar kendi aralarında birliği güçlendirerek Kürt Ulusal Kongresi’ne öncülük etmek ve Kürtler arası iç barışı sağlamak için kararlılıkla çalışmalarına devam etmektedirler. Kadının örgütlü iradesinin ulusal birlik çalışmalarındaki öneminin stratejik olduğu bilinciyle dört parçadan katılımlarla kendi aralarında çeşitli iletişim ağları oluşturmaktadırlar. Bunu yaparken de demokratik bilinçle her alanda kapsamlı değerlendirmeler yapmayı, demokratik siyaseti esas almayı temel strateji olarak benimsemektedirler. Böylece toplumsal bir sözleşmeyle birlik oluşturup tüm farklılıkların bir arada yaşamasını da garanti altına alacaktır.

Birlik ve beraberliğe vesile olmasını dilediğimiz 2026 Newroz’u, hayatın her alanında mücadele eden, üreten halklara ve topluma değer katan tüm kadınlara kutlu olsun.

Etiketler: Barış ve Demokrasidemirci kawaDireniş ve MücadeleNewroz 2026Newroz ve kadınlarıSayı 160
Önceki İçerik

İran için Devrimci Feminist Tutum: Otoriterliğe, Emperyalizme, Siyonizme ve SAVAŞA HAYIR!*

Sonraki İçerik

Demirci Kawa’lardan Çağdaş Kawa’lara Newroz

Sonraki İçerik
Newroz: Bir Halkın Direniş Hafızası

Newroz: Bir Halkın Direniş Hafızası

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yazarlar
    • Yazarlar
    • Konuk Yazarlar
  • Söyleşi
  • Portre
  • Çeviri
  • Jineolojî
  • Ekoloji
  • Kültür-Sanat
  • Dosya
  • Sayılar
  • Podcast

© 2024 Jindergi. Tüm hakları saklıdır.