...
Yüksel Mutlu
Birlikten güç doğar

2015 sonrası yani çözüm sürecinin sonlandırılması, 1 Kasım’a gidiş, OHAL, KHK, kayyumlar, hapishaneler, derinleşen yoksulluk, işsizlik, kadın cinayetleri, işkenceler, hasta tutsaklar, İstanbul Sözleşmesi’nin iptali gibi birçok temel insan hakkını yok sayarak şiddetle bastırma yöntemini uyguladı

Yerel yönetimler kadın cinayetlerini önleyebilir

Kadın Politikaları Daire Başkanlığı, belediyelerin kuracağı Alo Şiddet Hattı ve toplumsal cinsiyet eğitimlerinin (tüm belediye personeline kadın –erkek) verilmesi önemle yerini korumaktadır. Eşbaşkanlık bunun için bulunmaz fırsattır bunun mücadelesini kadın eşbaşkanlar verecektir

Kimliklerimiz

Devletin Dersim Tertelesi öncesi ve sonrası bunu uzunca bir süre karalama, toplumun gözünde düşürme, hiçleştirme, asimilasyon aracı olarak kullandıklarını biliyoruz. Devletin farklı inançlara, farklı cinsel yönelimlere, feministlere kısacası ötekinin ötekisi olanlara devletin resmi tarihini dayatmak, onları yok saymak

Yerelde eşitlik

Mücadelesini kadından, emekten, özgürlükten, doğadan yana sürdürenlerin de erkek egemenliğine karşı mücadelesi devam ediyor. Çünkü erkek egemen siyaset kadınları dışlıyor ve sorunlarına çare bulmuyor, oysa kadınların yerel siyaseti değiştirip, dönüştürecek gücü var

Göç

Kapitalist toplumda emek yer değiştiriyor ve sömürü düzeni başka bir boyut kazanıp; kırdan kente, kentten kente doğru göçler iktidar ve devlet eliyle desteklenir hale geliyor

Erkek siyasetin dili

İktidarlar, erkek egemen bir dille kadınları 'dışarının' tehlikeli, ev içinin daha güvenli olduğuna inandırmaya çalışıyor. Oysa, kadınlar siyasete daha çok katıldığında daha iyi bir toplum olunacağına dair güçlü bir inanç var.

12 Eylül’de kadınlar

Tabii ki hayır hatta darbe sonrası sokağa çıkmayı ilk başaranlardı. Birçok kadın direndi, en bariz örneklerden birisi hala hapiste tutulan sevgili Gülten Kışanak. 12 Eylül’de hapishaneden çıktıktan sonra mücadeleye devam ederek birçok genç kadına idol oldu, örnek oldu, rol model oldu. Onun gibi birçok Kürt kadın halen mücadele etmeye devam ediyor

Çedes

Vahim olan bu gelişme aslında çocuğun yüksek yararını gözetmiyor, yapılan işler salt dini eğitimi arttırıp toplumu kamplaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Bunu özgür düşünceye ket vuran, sorgulamaktan uzaklaştıran bir uygulama olarak görmek gerekiyor
 

Lozan’ın 100. yılında Alevilerin durumu

Lozan metniyle başlayan Cumhuriyet’in kurulmasıyla tek ırk, tek inanç yaratma ulus-devlet ideolojisinin bugün geldiğimiz noktada Alevilere verdiği zarar hala devam ediyor

Çocuklar

Son 21 yıllık AKP iktidarı dinci politikalarla çocuğu korumak yerine hedefe koyan bir yerdedir. İstanbul Sözleşmesi bunun en bariz örneğidir, sözleşmeden çekilerek kadınları ve çocukları hedef haline getiren durum ortada failler iktidar uygulamalarından, cezasızlıktan güç alarak, nasıl olsa bana bir şey olmaz diyerek devam ediyorlar

4 Mayıs 1937 / Bizim acımız, roza şaye…

Dersimlilerin “Kara Gün” ya da “Roza Şaye” olarak andıkları bugün yani katliam kararının Bakanlar Kurulu’ndan geçtiği günün yası hâlâ devam ediyor

Kadınlar seçimde ne yapmalı?

Bu seçim her açıdan tarihi bir seçim kadınların sorunlarının çözüme doğru evrileceği, Kürt sorunun çözümü için, kayyumların son bulması, inanç sorunlarının çözümü, yoksulluk, çevre tahribatı gibi birikmiş bir çok sorun çözüm beklerken kuşkusuz 15 mayısta bizi güllük gülistanlık bir ülke bekliyor olmayacak fakat en azından mücadele başka bir yere evrilecek ve yine demokrasi, insan hakları mücadelesi devam edecek