Anın ve geleceğin zihniyetinin kadın özgürlükçü olmasını halkların, inanç gruplarının, gençlerin ve elbette doğanın özgürleşmesinin teminatı olarak gösterir
Doğa üzerinde tekelci, mülkiyetçi anlayıştan uzak, ihtiyaç temelli bir üretim ve tüketim, aynı zamanda bu üretim ve tüketim sürecinin demokratik...
Son yıllarda daha sık duyduğumuz, zihinlerde giderek oturan dünya kadın konfederalizmini de bu diyalektik şekillendiriyor
Ama hiçbir tasvir somutluk kadar tanımlayamaz gerçeğin kendisini. Sistemin insanlıktan çıkaran saldırıları karşısında geri çekilmeyip mücadele edenler bunu bizzat deneyimliyorlar....